HASTANELERDE 16-24 NÖBETİNE SON VERİLSİN.SAĞLIK PERSONELİ KÖLE DEĞİLDİR! imza kampanyası

1,500

hedeflenen

21

imzalayan

3,321

görüntülenme
Kampanyayı başlatan musa kocakiren
17.06.2019

Hemen Paylaş

HASTANELERDE 16-24 NÖBETİNE SON VERİLSİN.SAĞLIK PERSONELİ KÖLE DEĞİLDİR!

SAYIN BAŞBAKANIMIZ VE SAĞLIK BAKANIMIZ!

Sağlıksız bir beden eğitim veremez,yürüyemez.
Sağlıklı birey yetişmesi için sağlık personeli sağlıklı olmalıdır.
Memur 8 saat çalışırken benim meslekdaşım 9 saat çalışmakta ve o 1 saat mesai olarak verilmemektedir.
16 saat nöbet 24 saate,24 saat nöbet ise 36 saate çıkmaktadır.(sabah 8 de nöbet alan arkadaş ertesi güne kadar full ayakta ve hastalarla ilgilenmektedir.Uyumak  yok.)yoğunbakımda 16 saat nöbete kalan bir arkadaş eve pert geliyor.6 saat daha uyumak zorunda kalıyor uykusuz çünkü.yani 24 saat evden kopuk sosyal yaşamdan kopuk.El insaf diyoruz.

  • 4 yaşından küçük çocuğu olan hemşire "Anne" nasıl 16-24 nöbetine bırakılır?
  • yoğunbakımda çalışan sağlık personeli; Hem hemşirelik hem hasta bakıcılığı yapmaktadır.
  • Yoğunbakım,acil,ameliyathane gibi özellikli branş birimlerinde ek ödeme katsayısı ve yıpranma payı daha fazla olmalıdır.
  • Ameliyathane,yoğunbakım ve acil personeli en fazla 5 yıl aynı yerde çalıştırılmalıdır.İlerleyen dönemlerde psikolojik bunalım vb. sosyal durumlar yaşamamaları için.
  • Acil de sağlık personeli arakadaşım nasıl ezilmesine müsade edilir?
  • Sağlık Bakanlığı istatistiklerinde 100 bin kişiye 182 hemşire ortalaması göze sokulurken,dışarda 1000 lerce sağlık personeli işsiz iken neden kadro verilmemektedir..!
  • neden tek cetvel maaş sistemine geçilmemekte?
  • neden 1350 tl den sağlık personeli emekli edilmeye mahkum ediliyor?

Sağlık Camiasının hakkı büyük.Biz buradan Seslendik sesleniyoruz.
                                                                             SAYGILARIMIZLA

Haberler

  • 27.12.2013 22:10

    Yoğun bakımda çalışan hemşirelerin riskleri
  • 11.03.2013 06:58

    Sağlıkçılardan Müezzinoğlu'na çağrı

    Erözgün, 14 Mart Tıp Bayramı öncesi sorunlarını hatırlatarak, 24 saat kesintisiz hizmet veren sağlık çalışanlarının haklarının tam olarak iade edilmediğini ve adaletsizliklerin giderilmesi için gözle görülür bir düzenleme görmediklerini belirtti. Tüm Sağlık-Sen Genel Başkanı Okay Erözgün, döner sermaye gelirlerinin emekliliğeyansıtılması gerektiğini, sağlık çalışanlarının yeni çıkan ek ödeme yönetmeliğinden beklentilerinin çok fazla olduğunu, ancak beklenen iyileştirmeler yapılmadığı için hayal kırıklığına uğradıklarını söyledi. Erözgün, artan iş yoğunluğu nedeniyle sağlık çalışanlarının fiili çalışma sürelerinin haftalık 45 saati bulduğunu ve bu durumun verimliliği düşürdüğünü dile getirdi. Erözgün, genelgenin yürürlükten kaldırılarak, kanunda öngörüldüğü gibi haftalık 40 saat çalışma süresinin fiili olarak uygulanması gerektiğini belirtti. BRANŞLARDA LİSANS TAMAMLAMA HAKKI Erözgün; ebelik, hemşirelik ve sağlık memurluğu bölümleri için lisans tamamlama hakkı verildiği halde yaklaşık 100 binlerce ön lisans mezunu diğer sağlık çalışanının hala lisans tamamlama hakkı beklediğini kaydetti. Erözgün, tüm branşlarda lisans tamamlama hakkının getirilmesi gerektiğini vurguladı. Erözgün, unvan değişikliği sınavının, en son üç yıl önce yapıldığını ve çok az sayıda kadro ilan edildiğini ve 2013 yılı içerisinde unvan değişikliği sınavının yapılmasını istediklerini söyledi. 2012 yılında yapılan görevde yükselme sınavına 6 bin çalışanın girdiğini ve ancak 2 bin çalışanın atamasının yapılmasının haksızlık olduğunu belirten Erözgün, en kısa zamanda gerekli kadronun ilan edilerek, sınavı kazanan 2 bin 351 kişinin de atamasının yapılmasını ve ayrıca, kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanları, vekil ebe ve hemşireler ile 4/C kadrosunda çalışan personellerin kadroya geçirilmesini istedi. "AĞIR İŞ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYORLAR" Sağlık çalışanlarının, ağır iş yükü altında ezildiklerini ve tükenmişlik düzeyinin ciddi oranda yükseldiğini anlatan Erözgün, "Sağlık çalışanları, yıpranma payları gözetilerek polis ve askerler gibi fiili hizmet süresi zammından faydalandırılmalıdır. Çalışanlarda memnuniyetsizliğe neden olan sorunların başında performans sistemindeki adaletsizlik gelmektedir. Döner sermaye dağılımındaki sorunlar, çalışanlar arasında adaletsizlik duygusunun hakim olmasına sebebiyet vermektedir. Tüm çalışanların memnuniyetini esas alan yeni düzenlemelere acilen ihtiyaç vardır." ifadelerini kullandı. Okay Erözgün, devlet ve üniversitelerde hekimlerin tam gün çalışmasını desteklediklerini belirterek, kamuda çalışan hekimlerin özelde çalışmayı tercih etme sebeplerinin araştırılmasını ve tam gün çalışmayı kabullenmeleri için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin gün geçtikçe arttığını ve her an şiddete maruz kalma düşüncesinin psikolojik çöküntü yarattığını anlatan Erözgün, "Şiddetle iç içe sağlık hizmeti verilemez. Sağlık çalışanı-vatandaş arasında huzur ve güven ortamı yaratılmalıdır. Şiddeti önlemenin tek yolu ise caydırıcı cezaların uygulanmasıdır." dedi. Sağlık alanındaki yenilikler her geçen gün arttığı gibi sağlık sistemindeki yeniliklerin de artması gerektiğine vurgu yapan Erözgün, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na, "Sistem yavaş ilerliyor. Sağlıklı bir toplum için yeni ve köklü reformlara ihtiyaç duyulmakta. Sağlıksız bir sistem, vatandaşa sağlıklı bir el uzatamaz. Sağlık çalışanını memnun eden bir sistem vatandaşı da memnun eder. Sağlık Bakanlığı'ndan hayal kırıklığı yaratmayan yeni düzenlemeler bekliyoruz." çağrısı yaptı. www.gazetekamu.com
  • 08.03.2013 08:20

    Mobbing yüzünde hemşire intiharın eşiğine mi geldi?

    Mobbing İle Mücadele Derneği Başkanı Hüseyin Gün, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, hakkında çok sayıda mobbing (psikolojik yıldırma) şikayet başvurusu aldıkları baş hemşire A.B ile ilgili iddiaları incelemeye aldıklarını söyledi. Gün, baş hemşirenin, “Benim arkamda Sağlık Bakanlığı müsteşarı var. Kimsenin gücü yetmez” diyerek’ mobbing yaptığı belirtiliyor” dedi. Hemşire intiharın eşiğine mi geldi? Mobbing yüzünden bir hemşirenin intiharın eşiğine kadar geldiği, hemşirelerin kendi aralarında bile konuşmaktan çekindiği belirtiliyor. Dernek başkanı Hüseyin Gün, protokol hastanesinde psikolojik tacizle ilgili yaşanan sorunu T24’le paylaştı. Hastanede 500 kadar hemşire çalıştığını ve hemşirelerin önemli bölümünün, başhemşireden yakındıklarına dikkat çeken dernek başkanı Gün, olaya Sağlık Bakanlığı’nın el koymasını istedi. “Ortada bir korku imparatorluğu havası var” diyen dernek başkanı Gün, Başbakanlık’ın mobbingle mücadele için genelge yayımladığına dikkat çekti. Gün, başhemşirenin Sağlık Bakanlığı müsteşarının adını kullanarak mobbing uyguladığına ilişkin iddiaları çok ciddi bulduklarını söyledi. Gün’ün değerlendirmeleri şöyle: 'Kime güvenerek mobbing yapıyor ?' -Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü A.B kime güvenerek mobbing yapıyor? Sağlık Bakanlığı Müsteşarının kendisinin arkasında olduğunu, kimsenin gücünün kendisine yetmeyeceğini söylediği iddia edilmektedir. 2003-2007 yılları arasında Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Şefi ve Başhekimi olarak görev yapan müsteşarla başhemşirenin aynı hastanede birlikte çalıştıkları söyleniyor. - Başhemşire Ankara’da Başbakanın genelgesine rağmen mobbing yapıyorsa sayın müsteşar bu durumu vicdanına, yeni sağlık Bakanına, başbakana ve kamuoyuna bunu nasıl izah edecektir? ‘Sütü azaldı’ -Bir hemşire kendisine yapılan psikolojik tacizler sonucunda intiharın eşiğine geldiğini, psikolojik tacizlerden sonra psikolojisinin bozulduğunu, çalışma isteğinin bittiğini, işinden iyice soğuduğunu, çocuğunun bu süreçten çok etkilendiğini, sütünün çok azaldığını, eşi ile ayrılmanın eşiğine geldiklerini iddia etmektedir.
  • ${item.date}

    ${ item.title }

Yorumlar 9

  1. nuray kozan 22.05.2013 15:08
    22.05.2013 15:08
    Daha önce bu şartlarda çalışmış bir hemşire olarak kampanyaya gönülden destek veriyorum.Bu sıkıntıların aynısını yaşadım. Şimdi sağlık ocağındayım.
  2. Rabia Ş. 05.03.2013 18:08
    05.03.2013 18:08
    Sağlıkçılar köle değildir!!!!!
  3. ilknur d. 05.03.2013 04:10
    05.03.2013 04:10
    koroner yoğun bakımdayım, gün aşırı nöbet tutuyorum, 2 ayda psikolojim çöktü, daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum. evliyim eşim de nöbet usulü çalışmakta ben buraya geçtiğimden beri belirli saatlerde birbirimizi görüyoruz, bu ne biçim sistem, umarım bir çözüm bulunur, şartlar iyileştirilir...
  4. ${item.displayName} ${item.date}
    ${item.comment}

1,500

hedeflenen

21

imzalayan

3,321

görüntülenme

Hemen imzala

${error.firstName}
${error.lastName}
${error.email}

Hemen Paylaş!