Diyaneti Ve Yayınladığı Fetvaları Tanımıyoruz İmza Kampanyası
2.011 kişi imzaladı. Hedef 100.000 imza!

Kampanyanı Başlatan
AKD
22 Nisan 2019
Kategori
SiyasetGüncel İmzalar
Yorumlar
Cemevleri ibadethane olmalı...
Dündar G.
05 Eyl 2014
Araştıran ve sorgulayan bir sunni olarak hiçbir insanın inanç özgürlüğü kısıtlanamaz.Diyaneti ve yayınladığı fetvaları ben de tanımıyorum çünkü benimle Allah arasına kimsenin girmeye hakkı yoktur. Sonuna kadar destekcinizim.
Özlem M.
12 Eyl 2012
müüslüman olmama rağmen bu insanları tanımıyorum
yasemin ö.
04 Eyl 2012
ALLAHLA KUL ARASINA GİRİLMEZ.
nihat b.
04 Eyl 2012
Devletin Dayatmasıyla İnsan İnancından Vazgeçmez... Devlet Tüm Haklarımızı Vermesi Mecburidir..
Hatice Ç.
01 Eyl 2012
UCUBE Yürü bre seni gidi münafık Dilinden hiç düşmez oldu ucube Nerde yazılı böyle bi yaranlık Dilinden hiç düşmez oldu ucube Nice cem evini yıkmaya kalktın Nice anıtları dağıtıp yıktın Canın sıkıldıkca bizlere çattın Dilinden hiç düşmez oldu ucube Fecr Suresi bizlere ne söyler Tevbe 107,de verir öğütler Gittiğin yol gibi değil deliller Dilinden hiç düşmez oldu ucube Fatiha'yla başlar bizim cemimiz Allah deyi zikir eder dilimiz Ucube olurmu ibadetimiz Dilinden hiç düşmez oldu ucube Der Yus
Yusuf A.
01 Eyl 2012
Tek Dine hizmet eden Söven Diyaneti TANIMIYORUZ
Ali A.
28 Ağu 2012
cemevleri bizim ibadethenemizdir
kenan k.
28 Ağu 2012
aslada tanımayacağımm
serkan s.
28 Ağu 2012
Dinayet isleri Alevilerin referansi olamaz ALEVILIK ADINA SOZ SOYLEME HAKKINA SAHIP DEGILDIRLER
Turabi A.
28 Ağu 2012
Diyaneti ve yayınladığı fetvalrı tanımıyoruz..
GÖNÜL L.
24 Ağu 2012
Cemevleri konusunda verilen mücadele, günümüzdeki birçok, azımsanmayacak sayıdaki Cemevi'nin de asimilasyonun bir başka yönden merkezleri haline geldiğini, getirildiğini görmemizi engellememeli! Eğer cemevleri, caminin minaresizi olacaksa, olmaz olsun daha iyi. Vurgulamak istediğim bir başka husus da, genel Alevi kitlesinin, kadim inancı hakkında yeterli bir bilgiye sahip olmamasıdır. Bu da içimizdeki demagogların işini kolaylaştırmakta, asimilasyonu hızlandırmaktadır. Bu nedenle kadim Kızılbaşl
Seyit N.
23 Ağu 2012
Cemevleri konusunda verilen mücadele, günümüzdeki birçok, azımsanmayacak sayıdaki Cemevi'nin de asimilasyonun bir başka yönden merkezleri haline geldiğini, getirildiğini görmemizi engellememeli! Eğer cemevleri, caminin minaresizi olacaksa, olmaz olsun daha iyi. Vurgulamak istediğim bir başka husus da, genel Alevi kitlesinin, kadim inancı hakkında yeterli bir bilgiye sahip olmamasıdır. Bu da içimizdeki demagogların işini kolaylaştırmakta, asimilasyonu hızlandırmaktadır. Bu nedenle kadim Kızılbaş
Seyit N.
23 Ağu 2012
Diyanet işleri başkanlığı gibi laiklik karşıtı bir kurumun haddini aşarak şeyhülislam gibi fetva vermesi kabul edilemez bir durumdur. Hükümet bu duruma el koymadığı sürece, dinin siyasete karışmasına göz yummaktadır.
Ahmet B.
22 Ağu 2012
kendine göre dini şekillendiren bir başbakanı ve onun destekçisi yavşakları tanımıyorum
duman e.
21 Ağu 2012
Kampanyayı destekliyorum. 4+4+4 ile ilgili olarak,seçmeli ders adı altında zorunlu olan kuran,hz.muhammed'in hayatı ve din kültürü derslerine alevi çocukların girmemesi içinde kampanya düzenlenerek alevi ailelerin bilinçlendirilmesini istiyorum
Sabri Y.
20 Ağu 2012
Malzeme Bilimi ve Mühendisiyim, Aleviyim ve bu kampanyayı destekliyorum.
ilhan k.
19 Ağu 2012
İSTEMİYORUZ
serdar b.
18 Ağu 2012
Dinayetin giderleri için benden aldıkları vergileri helal etmiyorum,haram olsun,derhal Dinayet kurumu kaldırılmalı.
veli g.
17 Ağu 2012
DİYANETİ VE YAYINLADIĞI FETVALARI TANIMIYORUZ!
Hasan B.
17 Ağu 2012
Beni temsil etmiyor. Böyle bir kurumun varlığını tanımıyor hakkımı helal etmiyorum. Helalliğin ne demek olduğunu en iyi bu kurumun bilmesi lazım. Nasıl içlerine sindiriyorlar.
Hamdullah G.
15 Ağu 2012
DİNAYET KURULDUĞUNDAN DEDEMDEN VERGİ BABAMDAN VERGİ COUĞUMDA VERGİ KENDİ SÜNİ İNSANLARINA İMAMLIK HOCALIK PARALARI BİZDEN ALINIYOR BEN ALEVİYE FAYDASI OLMAYAN DİNAYETİ İSTEMİYORM
CAFER C.
15 Ağu 2012
yalaka zihniyetler için el ele
ozan h.
14 Ağu 2012
verdiğimiz vergilerle bi yere gelen diyaneti tanmıyoruzz
ilyas a.
14 Ağu 2012
benim neye inandigim nasil ibadet etggim kimseyi ilglendirmez
ayten s.
12 Ağu 2012
bu diyanet ayrımcı vede iktidar emrinde bir kurum haline geldi kaldırılsın
engin p.
12 Ağu 2012
herkesin dini inancı kendine?????
hüseyin b.
12 Ağu 2012
Alevi değilim ama kesinlikle yanınızdayım...
AHMET D.
12 Ağu 2012
dıyanetı hıcbır zaman tanımadım alevılık adına sımdıde tanımıyorum
ferhat d.
11 Ağu 2012
diyaneti TA-NI-MI-YO-RUZ!!!
çağdaş m.
11 Ağu 2012
Laik Devlet, kişilerin dini inançlarına ve görüşlerine karışamaz. Din, Tanrı ve Birey arasındadır. Dinimizde baskı ve zorlama yoktur. Her koyun kendi bacağından asılır.
ALİ M.
11 Ağu 2012
Tüm insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.
Sefa A.
11 Ağu 2012
türkıyede alevilere yapilan haksızlık diz boyu bizim hakımızda var simdiye kadar hangi alevi dernegine yasal hak tanıdılar pir sultannın dedigi gibi köpeklerim bile haram yemez ama bunlar yeyiyor
yusuf g.
10 Ağu 2012
Bu ülkede alevilerin varlığını kabul etmek zorundalar.
elif d.
10 Ağu 2012
Diyaneti ve yayınladığı fetvaları tanımıyoruz!
altiparmak y.
10 Ağu 2012
diyanetin verdiği fetvaları tanımıyorum
vural g.
10 Ağu 2012
bunlar yezidin hem soyundan hem izinden gidenlerdir
HAYDAR Ş.
10 Ağu 2012
Diyaneti ve mevcut iktidarı muhatap kabul etmemekle beraber her alevinin tepkisini belli etmesi gerektiğine inanıyorum.
Mustafa A.
10 Ağu 2012
Biz alevilerin asimile edilmesine inancımızın yok sayılmasına izin vermemeliyiz...
ALİ A.
10 Ağu 2012
diyanetive yayınladıgı fetvaları tanımıyoruz.
ertan a.
10 Ağu 2012
Bende imzamlan fetvalari tanimiyorum diyorum.!
Fatos G.
10 Ağu 2012
Devlet alevilere yönelik verdigi fetvalar yeni degil.ancak önce bizim nereye ait oldugumuzu bilmemiz lazim.sadece bizim basimiza bir kaza geldigi zaman bazi seyleri hatirliyoruz.disimizdaki demokrasi güclerinin basina bir sürü olay geliyor ne hikmetse onlarin yaninda olmiyoruz.oysa demokrasi herkes icin savunulmali malesef almanyadaki alevi derneklerinde bu anlayis yok sadece kendilerine haksizlik oldugu zaman demokrasiyi hatirliyorlar.saygilarimla basarilar dilerim
huseyin k.
09 Ağu 2012
Bence devlet hiç bir dini kurumu desteklememelidir. Şu an devletin yaptığı tamamen din baskısı ve sömürüsüdür. Butür uygulamalardan ne din nede vicdan özgürlüğünden bahsedebiliriz? Mesela benim vergilerimle cami yapılması, caminin imamının ve diğer çalışanlarının maaşlarının , elektrik ve su ücretlerinin devlet tarafından karşılanması tamamen taraf tutmak. Kul hakkı ile nemalanmaktır. inanan insanlar hangi ahlakla maaşlarını alıp kullanabiliyorlar. Bu insanlar kul hakkı ile tanrının karşısına çı
DURMUŞ İ.
09 Ağu 2012
sonuç alana yapılmalı etkinlikler ve anayasal güvence için de mücadele eden bi yanımız olmalı
mustafa h.
08 Ağu 2012
bu sorun ucube tavır ve söylemleri ile çözülmez.biz farklılığımızla varız...bunu kabul edin...
ALİ A.
08 Ağu 2012
Alevilerin Inanclarina ve Ibadethanelerine saygi gösterilmelidir, bugün herhangi diger Dinlerde ayri ayri Dinde degisik mesepler vardir ve bati ülkelerde buna saygi gösteriliyor, Almanyada mesela Evangelisch, Katholisch, Apostolisch vesaire vardir, herkesin kendi ibadethanesi vardir, ve resmidir.
Savas A.
08 Ağu 2012
Sizeney insanın dininden siz kendi işinize bakın
mert ö.
08 Ağu 2012
Sizeney insanın dininden siz kendi işinize bakın
mert ö.
08 Ağu 2012
diyanetin yayınladığı fetfayı tanımıyoruz diyenet ve katroları haram yiyor bizim alevilerin barasıyla faliyet yörütüyorlar hakımızı helel etmiyoruz haram zıkkım olsun
özgür t.
08 Ağu 2012
Yezit zihnyetine hayr
A,haydar
07 Ağu 2012
Haberler / Güncellemeler
FUAF: “İnancımızla oynayıp, sinir katsayımızı arttırmayın"
13.07.2012Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya gelişmelerle ilgili bir Basın Açıklaması yayınladı.
Türkiye’de 20 milyon Alevi yaşamıyormuş gibi davranan, onların taleplerini her fırsatta Sunni-Hanefi anlayışla yapılanan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sorarak cevaplar veren AKP hükümetinin işlevi nedir? Ülkeyi Diyanetle yönetmek istiyorsanız, biz yokuz bu hinlikte. Devlet molla anlayışla yönetilmez. Yönetilse de buna demokrasi denmez.
Üniversitelere de camiyi savunup, inanç özgürlüğünden dem vurup, 20 Milyon Aleviye Cemevini çok görenlere bir çif sözümüz olacaktır elbet; “İnancımızla oynayıp, sinir katsayımızı artırmayın”
Kimin nasıl inandığı ve nereyi ibadethane saydığı yalnızca kendisini ilgilendirir. Aleviler için ibadethane Cemevidir. Kabul etsenizde etmesenizde bu böyledir.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvaları, hükümetin kararları inanç özgürlügüne aykırıdır. Herkesten toplanan vergilerle finans edilen, Anayasal zirhla korunan Diyanet haram yemektedir. Bizler biliyoruz ki Müslümanlar haram yemezler. Sunnilik inancına hizmet eden Diyanet toplumsal barışı tehdit eden bir kurum haline gelmiştir.
Yurttaşların renkleri, ırkları, dilleri, dinleri ne olursa olsun, yasalar önünde eşittirler. Devlet protokolunde Diyaneti 52. sıradan 5. sıraya almayı hedefleyenler, Alevilere Cemevini çok görüyorlar.
Biz Aleviler için Cemevlerimiz yaşamsal bir öneme sahipken, bizi camiye sokmak isteyenler yaşam hakkımızı elimizden almak istiyorlar. Tarihten günümüze Alevileri katleden zihniyet, şimdide Aleviliği katletmek istiyor.
Bizler, Alevilerin yaşam hakkına göz dikenlere, “camiyi birakın gelin cemevinde ibadet edin” diyor muyuz ki; Diyanet İşleri Başkanlığı bu yetkiyi kendinde görüp Alevileri camiye çağırıyor. Bu ne curet.
AKP hükümeti Aleviliği tarif etmek, onların ibadet yerlerine yönelik fetvalar vermek yerine, Alevilerin ve diğer inançsal toplulukların demokratik hak ve taleplerine inanç özgürlüğü kapsamında çözüm üretsin. İşte o zaman toplumsal barış adına olumlu bir iş yapmış olur.
Aleviliği tanımlamaya kalkan, Alevilerin Cemevi talebine “Camiye buyurun” diye yanıt veren hükümeti ve onun fetva kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ciddiye almıyoruz.
Asimilasyon politikalarınızı, Başbakanın, TBMM Başkanı ve DİB başkanının referanslarını ve fetvalarını tanımıyoruz.
Erdal KILIÇKAYA
Genel Başkan
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu
FUAFAlmanya ABF: “Türkiye’yi Meclis mi yoksa Diyanet mi yönetiyor?"
13.07.2012CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün’ün Meclis’te bir cem evininin açılması başvurusuna yanıt olarak TBMM Başkanı Cemil Çiçek “Diyanet İşleri’ne göre Alevilik ayrı bir din olmayıp “İslam içi oluşumdur, İslamın tarihi süreҫte ortaya çıkmış bir zenginliğidir ve İslam dininin ibadet yerleri camilerdir. Alevilerin de ibadet yeri camidir ” cevabını verdi ve reddetti.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu olarak bu kararı şiddetle kınıyoruz. TBMM Başkanı Cemil Çiçek`i çifte standart kararından dolayı protesto ediyoruz.
Gerek Selçuklu, gerekse Osmanlı’nın Alevileri asimile etme çabası ve inkar politikası, Türkiye Cumhuriyeti`nde de maalesef devam etmektedir. Nerede kaldı hükümetin “Alevi açılımı”? Hani ötekileştirme ve asimilasyon politikasına son verilecekti!
Oysa tam tersi bir gerçekle karşı karşıyayız. Diyanet İşleri istediği bir Alevilik tanımı yapıp, modern fetvalar çıkarıyor. Bu yolla, Alevileri asimile etmek istiyor.
Diyanetin Alevilere çağrısı: “Bizim yazdığımız Alevi klasiklerini okuyun, camiye gelin ve bize uyum gösterin. Ne de olsa hepimiz Müslüman’ız. AKP hükümeti bununla da yetinmiyor. Avrupa’daki Alevileri asimile etmek için Diyanetin icazet verdiği sözde “Alevi Dedelerini” Avrupa`ya gönderiyor. Hem Diyanet hem de Hükümet Alevilerin insan haklarını ayaklar altına alıyor. Alevilerin, Alevi olarak varlığına tahammül edemiyor. Bu zihniyetin, Selçuklu ve Osmanlı devletinin Alevilere karşı uyguladığı zulüm ve şiddetten hiç farkı yok.
Ağız dolusu yaptığınız “demokrasi edebiyatı” ile artık kimseyi kandıramayacaksınız. En saf insanlar dahi artık bu oyunlarınızın farkında.
Siz mecliste camiye evet, cem evine hayır diyorsunuz. Aile imamlığı sistemini tüm Türkiye`ye yayarken, hapishanedeki bir Alevinin kendisini bir “dede”nin ziyaret etmesine dahi tahammülünüz yok. Açıkça; siz demokrasiyi sadece kendi hak ve çıkarlarınızı genişletmek için istismar ediyorsunuz.
Gerçek yüzünüz “bakar körlere” dahi ayan olmaya başladı.
Bizi bu çirkin tavırlarınızla yıldıramayacaksınız.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)
Alevi Kültür Dernekleri Diyanet’i ve Fetvalarını tanımıyor
13.07.2012Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi “Diyanet’i ve Yayınladığı Fetvaları Tanımıyoruz” başlıklı imza kampanyası başlattı. İmzalar 1 Ekim’de Meclis Başkanlığı’na sunulacak ve meclis bahçesinde cem yapılacak.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) cemevi açılması yönünde talebinin TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı referans gösterilerek “Alevilik İslam içi oluşum, İslam’ın ibadet yeri camidir” sözleriyle reddedilmesine Alevilerin tepkileri sürüyor.
Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi tarafından “Diyanet’i ve Yayınladığı Fetvaları Tanımıyoruz” başlıklı bir imza kampanyası başlatıldı.
Kampanya sayfasında Aleviler için ibadethanenin cemevi, inancını yürüten kişinin de dede olduğu vurgusu yapılırken, Diyanet’in fetvaları ve siyasilerin kararlarının inanç özgürlüğünü savunan hiç kimseyi bağlamayacağı ifade edildi.
“İmzaları verip, Meclis’te cem yapacağız”bianet’e konuşan Alevi Kültür Dernekleri Genel Sekreteri Hüseyin Yıldırım, Anayasa’ya göndermede bulunarak Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu hatırlattı ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan görüş istemesinin laikliğe aykırı olduğunu söyledi.
Meclis’in millet iradesinin temsil edildiği yer olduğunu ve Meclis üstünde hiçbir kurum olmaması gerektiğini savunan Yıldırım, bu kararın Diyanet’in Meclis’in üstünde yer aldığını gösterdiğini belirtti.
“Ne Meclis Başkanı’nın, ne Başbakan’ın ne de Cumhurbaşkanı’nın kimsenin inancını sorgulama ve bunu bir yerlere sorma hakkı yoktur. İnancı anca o inancın mensupları tanımlar.
“Yıllardır zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin ibadethane sayılması, Diyanet’in kaldırılması için mücadele yürütüyoruz. Diyanet, tek bir inanca hizmet ediyor ve bizden topladıkları vergilerle ayakta kalıyorlar.”
“Bizim rızamızı almadan, maalesef bizim vergilerimizle geçiniyorlar. Kaldı ki, sadece Aleviler değil, gayrimüslümler ve ateistler de Diyanet’e para ödüyor. Burada çok ciddi anlamda haksızlık yapılıyor ve biz Diyanet’i tanımıyoruz. İmza kampanyamızı da bu nedenle başlattık ve 1 Ekim’e kadar topladığımız imzaları Meclis Başkanlığı’na ileteceğiz. Aynı gün Meclis bahçesinde de cem yapacağız.” (EKN)* İmza kampanyası için tıklayınız
bianet.org / ekin karaca
Pavey: “Hükümet kentsel dönüşümle Alevi mahallelerini dağıtmayı hedefliyor”
13.07.2012CHP milletvekili Şafak Pavey, Twitter’dan bombaladı. AKP’nin Alevi politikalarını eleştiren Pavey şunları yazdı:
“Hükümet sadece cemevlerine kafayı taktı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Şimdi de kentsel dönüşümle Alevi mahallelerini dağıtmayı hedefliyorlar.
Mesela Ümraniye’de Alevilerin yaşadığı Mustafa Kemal Mahallesi’ne imar vermediler. Kimse neden bir mahallenin imarı yok diye soramadı.”
Aygün: “Meclis bahçesinde Cem yapacağız”
11.07.2012CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün TBMM’de Cemevi açılması için yaptığı talebin TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından reddedilmesinden sonra gazetemize yaptığı açıklamada “en kısa sürede meclis bahçesinde cem yapacağız” dedi.
Hüseyin Aygün 7 Mayıs’ta TBMM Başkanlığı’na “Meclis bünyesinde Cemevi için bir yerin tahsis edilmesi arkasından da hizmete açılması için” müracaat etmiş, Meclis Başkanı Çiçek’te önceki gün Diyanet İşleri Başkanlığı’nın referansıyla “cami dışında ibadet yeri yoktur” şeklinde bu müracaatı reddetmiş, Alevilere de adres olarak TBMM’deki Mescit’i göstermişti.
Bu kararla ilgili olarak “anlaşılan o ki, TBMM Başkanı Çiçek talebimizi alır almaz konuyu hemen Diyanet İşleri Başkanlığı’na havale etmiştir. Bundan dolayı başvurumuza cevap için iki ay beklemiş, arkasından da verdiği cevapla, seçilmiş bir meclisin atanmış bir Diyanet İşleri Başkanı’nın vesayeti altında olduğunu göstermiştir” diyen Hüseyin Aygün gazetemize yaptığı açıklamada “karara hukuki olarak da itiraz etmeyi düşünüyoruz ancak yargı yolu bize çok anlamlı gelmiyor. Çünkü yargı da bu konuda ne acıdır ki, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı otorite olarak kabul ediyor” dedi.
ALEVİ KURUMLARI: ÇİÇEK DİYANETİN MEMURU MU?
“Bizim TBMM bünyesindeki Cemevi müracaatımız yalnızca milletvekilleri ile sınırlı değildi, biz mecliste danışmanlık, garsonluk, temizlik, sekreterlik yapan her Alevinin dini ihtiyaçlarını gidereceği bir mekan olması için müracaat etmiştik, bu yasaya da, mevzuata da uygun bir başvuruydu. Reddedilen bu başvurumuz karşısında sessiz kalmayacağız” diyen Aygün, “inancımızın gereğini yerine getirmek için en kısa sürede dedemizle, talibiyle, 12 hizmetlisiyle TBMM’de bir cem töreni yapacağız ve bütün dostlarımızı da davet edeceğiz” dedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in kararına Alevi kuruluşlarının tepkisi de devam ediyor. Türkiye çapında bünyesinde 112 üye derneği olan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Engin Gündük “bu kararla meclis başkanı, ‘hakimiyet, kayıtsız, şartsız Diyanet’ demiştir, bu karara görer TBMM kapanmalıdır” dedi. 70 Üye derneği olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül’de kararı eleştirerek, “TBMM Başkanı’nın görevi Türkiye’de bulunan tüm inançlara eşit mesafede olmak ve makamının bir gereği olarak inanç topluluklarının haklarını korumak ve gözetmektir, oysa TBMM Başkanı Diyanet’in memuru gibi davranıyor” dedi.
CEZAEVİNDEN DEDE TALEBİ
Diğer yandan Kocaeli F Tip Cezaevi’nde yasal hakkını kulanarak Alevi dedesi ile görüşmek isteyen Bülent Özdemir’in talebi de Diyanet’in kararı ile reddedilmişti. Alevi Bektaşi Federasyonu yaptığı bir açıklamayla, Cuma günü milletvekilleri, gazeteciler ve Alevi Dedeleri ile Kocaeli Cezaevi’ne gideceklerini ve orada Bülent Özdemir’i ziyarete ettikten sonra basın açıklaması yapacaklarını bildirdi.
Yurt Gazetesi, 11 Temmuz 2012
Aygün: “Milyonlarca Alevi sizin gericiliğinize karşı de mücadele edecektir!”
11.07.2012CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün TBMM Cemevi başvurusunun reddedilmesinden sonra kamuoyunda tartışma yarattı. Aygün’ün açıklamasında özellikle “Alevilik dindir” ifadesi, AKP kurmayları ve bazı çevrelerce bilinçli olarak öne çıkartılıp, tartışma asıl talepten Cemevi talebi ve inanç özlüğünden kaydırılmaya çalışılıyor. Bugün mecliste kendisiyle görüştüğümüz Hüseyin Aygün AKP’nin yaptığının hedef şaşırtma çabasının bir parçası olduğunu, kendisinin İslam içi ve dışı gibi bir tartışma yapma niyetinde olmadığını, kimsenin asıl talebin etrafında dolaşmaya hakkı olmadığını, aslolanın Cemevi talebinin yerine getirilmesi olduğunu açıkladı. KIRMIZI HABER olarak Hüseyin Aygün’ün açıklamasının tamamını yayınlıyoruz. KIRMIZIHABER
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Alevi inancına sahip kişilerin ibadet yapabilmesi amacıyla TBMM bünyesinde yer tahsisi ve Cemevi açılmasına dair 07.05.2012 tarihli başvurumuza ilişkin ret kararı vermiştir. TBMM Başkanı Çiçek talebimizi alır almaz Diyanet İşleri Başkanlığı’na havale etmiştir. Bir devlet kurumunun, devletin memurları ve atanmış bir başkandan oluşan Diyanet İşleri Başkanlığının, kendisini din alanında otorite ve referans mercii olarak dayatması başta milli iradeyi temsil eden TBMM olmak üzere devletin diğer tüm kurumları üzerinde hakimiyetini (vesayetini) devam ettirmesi çıplak bir gerçek olarak yeniden gözler önüne serilmiştir. TBMM Başkanı Çiçek talebimize ilişkin kararını verirken Diyanet’ten gelecek "fetvayı" tam iki ay beklemiş ve neticede olumsuz bir karar vermiştir.
Türkiye'de yaşayan Alevilerin inançlarının referans merkezi Diyanet değildir. Diyanet, Alevileri asimile etmeye çalışan, gerici-çağdışı ve kaldırılması gereken bir kurumdur. Yüzbinlerce çalışanı içinde bir tek Alevi yoktur. Diyanet'in vereceği "fetvalar" Alevileri ilgilendirmemektedir. TBMM'nin Alevilik ile ilgili bir konuyu Diyanet'e sorması "kuzunun kurda teslim edilmesi" anlamına gelmektedir.
Diyanet talebimize ilişkin verdiği "fetvasında" Aleviliğin "İslamın bir zenginliği olduğunu" ve "tüm Müslümanların ibadet yerinin cami olduğunu" söylemiştir. Türkiye'de var olan on milyonlarca Alevi nerede ibadet edeceğini hiçbir zaman Diyanet'e sormamıştır. Aleviler halihazırda cem ve ibadetlerini Cemevlerinde yerine getirmektedirler. Katliamlar, asimilasyon, hakaretler ve yok sayılma politikaları karşısında yüzyıllardır camiye değil, Cemevine giden Alevilere 2012'de hala "camiye gelin" demek onlarla açıkça alay etmektir.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez daha 3 gün evvel "her üniversitede cami olsun" buyruğunu vermiştir. Aynı Görmez ve ekibi Alevilere Cemevini reddetmektedir! Sizin fetvalarınıza ihtiyacımız yok! Siz Aleviliği ve Alevileri tanımlamayı kendinize "iş" edineceğinize, Gayri Safi Milli Hasılayı üretenlerin içinde yer alan Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, dindar, dinsiz, gnostik, agnostik, deist, ateist, mistik, Şii, Alevi ve adı geçmeyen tüm kesimlerin ödemiş olduğu vergilerden yararlanarak salt Sünniliği aktarmak üzere rekor seviyede kullanmış olduğunuz kaynakların İslam Dinine göre "haram" olup olmadığına dair bir fikrinizi söyleyin.
Öte yandan TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK'in cemevi talebimizin reddine ilişkin kararını verirken “Diyanet İşleri Başkanlığına göre Alevilik ayrı bir din olmayıp İslam içi bir oluşum, İslam’ın tarihi süreçte ortaya çıkmış bir zenginliğidir” gerekçesini sunması Meclis iradesinin Diyanet’e teslim edildiğini göstermektedir.
Türkiye'yi TBMM mi Diyanet mi yönetiyor? TBMM kararlarının kaynağı din mi, milletin belli bir bölümünün ihtiyaçlar mı? TBMM üyesi bir milletvekilinin haklı talebinin karşılığı gerici ve çağdışı Diyanet fetvası mıdır? Bu milletvekili sizin fetvanızı tanımıyorsa ne olacak?
Siz Aleviliği inkar edip yüzyıllardır asimile etme çabasında olsanız da milyonlarca Alevi sizin gericiliğinize karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele edecektir! Unutmayın, Alevilik dindir, ibadeti cemdir, ibadethanesi Cemevidir!
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.9/7/2012
Hüseyin AYGÜN Tunceli CHP Milletvekili, TBMM İHİK Üyesi
AKD: “Hakimiyet, kayıtsız şartsız Diyanetin’dir”
11.07.2012Alevi Kültür Dernekleri’nin açıklaması:
Bu ülkede okumuş parlementer olmuş hatta bu ülkenin 2 numaralı(gerçi oldukça tartışılır ama görünürde..) ismi olan TBMM başkanı Cemil ÇİÇEK acaba şunu hala anlamadı mı :
Kişiler inancında ve ibadetinde özgürdür bunu nasıl, nerede yapacağını hiçbir kişi yada kurum kararlaştıramaz.
Bu kadar açık ve net.
Bu kadar insani.
Biz Aleviler bize yapılan her türlü zulüm,eşitsizlik ve ayrımcılıca, rağmen bu ülkede bir vatandaş olarak üzerine düşen her vazifeyi yerine getiririz.
Fakat kardeşlik,birliktelik nutukları atanlar konu Alevilerin inançsal özgürlüğüne gelince nedense kardeşliği,eşitliği,vatandaşlığı unutup her seferinde bizi göz ardı ederler.Ve nitekim tarih tekerrür etmiş ve Aleviler bir kez daha yok sayılmışlardır. Bu ülkede bizler her ne kadar söylesek te inanmayanların suratına tokat gibi çarpmıştır Cemil Çiçek in açıklaması.
Kendinin aklı yetmemiş,kendi hiç Alevi tanımamış,kendi Alevilerin yüzyıllardır nerde nasıl ibadet ettiğini bilmiyormuş gibi Diyanete soruvermiş.
Bu Aleviler kimdir yahu ??diye
Meclis başkanı lütfen kendine gelmeli ve bundan dolayı tüm Alevilerden özür dilemelidir.
Biz bugüne dek sesimizi yükseltmediysek bu bizim tüm inançlara olan saygımızdan dır.
Aleviliğin ne olup olmadığının kararını verecek kurum kesinlikle Diyanet değildir.
Türkiye deki bütün inançsal guruplardan alınan vergilerle sadece bir gurubu besleyen, Yüz bini aşkın kadrosunda bir tek alevi olmayan,aleviler hakkında karar mercii olarak görülen, Laik hukuk devletinde olmaması gereken ama,varlığıyla hukukun üstündeki
Devletin bütün kurumları üzerinde vesayeti bulunan ve millet iradesinin teslim edildiği, İslamiyet adına çalıştığını söyleyen ve kul hakkını üzerinden atamayan bir kurumdur diyanet.
Bizim asla meşruluğunu kabul etmeyeceğimiz bir kurumun bizler hakkında vermiş olduğu bu karar ilk değildir son olacağa da benzemiyor.Cemevlerimizin yasal statüye kavuşturulmasından tutun zorunlu din dersleri, köylerimize zorla cami yapılması.ceza evinde yatan mahkumun inanç önderi olarak dede istemesine imam verelim cevabı,il genel meclis kararlarına etki edip valiliklerce kararların iptali ve en son bir millet vekilinin meclise cemevi talebine karşılık vermiş oldukları cevap.
Resmen bizimle oynar gibi duran diyanete söyleyeceklerimiz olacak.İSLAMİYETTE KUL HAKKI YEMEK VARMIDIR.
BİZLERİN VERDİĞİ VERGİLERLE ALDIĞINIZ MAAŞLARLA ALDIĞINIZ MAAŞLARI HELAL ETMİYORUZ.
RIZAMIZI ALMADAN YEDİĞİNİZ O LOKMALARI HELAL ETMİYORUZ DİYECEĞİNİZ NEDİR?
İBADET ETMEK İÇİN İLLADA CAMİ,KİLİSE,HAVRA VE SİNAGOG MU LAZIM BUNUN DIŞINDAKİ YERLEREDEKİ YAPILAN DUALAR KABUL GÖRMÜYOR MU?GÖRMÜYORSA NERDEYAZIYOR? KABUL GÖRÜYORSA CEMEVİNİN İBADETHANE OLMADIĞINI HANGİ CÜRETLE SÖYLÜYORSUNUZ?
ALEVİLİK YÜZYILLARDIR VAROLMUŞ VE YÜZYILLARCA VAROLACAK BİR İNANÇ İKEN DAHA DÜN KURULAN DİYANET NASIL OLURDA ALEVİLİK LE İLĞİLİ YORUM YAPABİLİR?Son olarak sizden merhamet falan beklemiyoruz içerisinde bulunduğunuz günah çemberinden kurtulun ve haklarımızı gasp etmekten vaz geçin.sizi tanımayan ve sözünüzün geçmediği yere konuşmaktan vaz geçin.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANI SİZE SORUYORUM.
Sosyal hukuk devletinde vatandaşın ihtiyacına göremi hareket edeceksiniz yoksa diyanete göremi?
Sizler seçilmiş siyasetçiler olarak toplumun var olan sorunlarını çözmekle görevlisiniz.bizim sorunumuzu diyanet çözecekse size ne gerek var o zaman?
Sorunlarımız tamamen siyasaldır başka alanlara çekerek ne yapmak istemektesiniz?
İleri demokrasilerde bütün vatandaşlar sadece tek bir inanca mı mensup olacaklar?İleri demokrasinizde kişilerin din vicdan ve ibadet özgürlüğü sadece sizin seçtiğiniz şekilde mi olacak?
Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindi ama ne yazık ki sizin gibi bir başkan yüzünden diyanetin oldu.
Devletin bütün kurumlarını ele almış olan diyanet TBMM yide ele almış mübarek olsun.
Sizden daha iyi siyaset yapan diyanetin tabelasını asmayı düşünür müsünüz.?
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
GENEL MERKEZİ adına Genel Başkan Engin Gündük
PSAKD: “Meclis Başkanı Diyanet’in memuru mu?
11.07.2012CHP Mileltvekili Hüseyin Aygün’ün TBMM’de Cemevi talebini reddeden TBMM Başkanı cemil Çiçek’in yaptığı açıklamaya Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel başkanı Kemal Bülbül yazılı bir açıklamyla cevap verdi. İşte o açıklama:
TBMM Başkanı Cemil Çiçek temsil ettiği makamın yetkilerini kullanarak “Diyanet İşleri Başkanlığı” fetvaları doğrultusunda inkarcılık yapıyor.
TBMM Başkanı AKP Hükümeti’nin bir milletvekili/bakanı veya “Diyanet İşleri Başkanlığının” bir memuru değildir. TBMM Başkanı “Diyanet İşleri Başkanlığı” tarafından verilen “Fetvalara” dayanarak Alevilik tanımı yapma hakkına da sahip değildir. TBMM Başkanı’nın DİB fetvalarına bakarak Alevilik ve cemevleri hakkında yaptığı yorum Türkiye’de göstermelik bir laiklik olduğunun en bariz örneğidir. Makamı ve yetkisi ne olursa olsun hiç kimse “Alevilik diye bir inanç yoktur. İslam içi bir oluşum, İslam’ın tarihi süreçte ortaya çıkmış bir zenginliğidir.” diyemez. TBMM Başkanı’nın görevi Türkiye’de bulunan tüm inançlara eşit mesafede olmak ve makamının bir gereği olarak inanç topluluklarının haklarını korumak ve gözetmektir.
Dersim (Tunceli) Milletvekili Sayın Hüseyin Aygün’ün TBMM Başkanlığına “TBMM bünyesinde cemevi açılması” konusunda yazdığı yazıya TBMM Başkanı’nın verdiği 06.07.2012 tarihli yanıt tam bir skandaldır.
TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek konuyu “Anayasa’nın 136. Maddesi” kapsamında ele alarak (Ki bu anayasayı yapan 12 Eylül darbe zihniyeti halihazırda yargılanırken, yaptığı anayasanın meşruiyeti de Türkiye’deki çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı toplumsal gerçekliği inkar etmesi bakımından tartışmalı değil midir?) “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. Maddesi” doğrultusunda cevap vermiştir. TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek’e göre “Alevilik diye bir inanç yoktur.” Sayın Çiçek “Alevilik bir din olmayıp, İslam içi bir oluşum, İslam’ın tarihi süreçte ortaya çıkmış bir zenginliğidir ve İslam Dini’nin ibadet yerleri camilerdir!” demekle devletin ve AKP Hükümeti’nin inkarcı tutumunu sürdürüyor.
Biz Alevi toplumu ve Alevi örgütleri olarak “Cemevi istiyoruz! Cemevleri ibadethanemizdir. Cemevleri yasal güvenceye kavuşmalı!” derken İslam’ı ve İslam’ın ibadet mekanı caminin varlığını zaten biliyoruz. Alevilerin ve Alevi kurumlarının “Cemevi istiyoruz! Cemevleri ibadethanemizdir. Cemevleri yasal güvenceye kavuşmalı!” demesi “İslam’ın ve caminin inkarı” anlamına gelmiyor. Ama bu en doğal ve insani hakkımızı engelleyenler kurnazca bir oyun planlıyorlar. Müslümanlar camide namaz kılarlar, İslam Dini doğrultusunda ibadetlerini yaparlar. Aleviler ise Aleviliğin bir gereği olarak cemevlerinde cem olur, cem yürütürler. Devlet yetkilileri, AKP Hükümetinin yetkilileri ve DİB yetkilileri bu gerçeği bildikleri halde Selçuklu ve Osmanlı döneminde yapıldığı gibi Alevileri camiye gitmeye ve kendi inancını inkar etmeye zorluyorlar. Bu tutum dolaylı olarak Alevi toplumuna ve Alevi kurumlarına karşı bir tehdit içermektedir. Mevcut zihniyet Alevilere “Camiye gidin! Namaz kılın! Yoksa…!!!” demektedir. Bu tutumun bir adım ötesi yeni Koçgiri, Dersim, Maraş, Malatya, Çorum, Madımak, Gazi ve Ümraniye katliamlarına davetiye çıkarır. (10 Temmuz 2012)
Kamuoyuna saygılarımla…
Kemal BÜLBÜL
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı