BARACUDA TOUR'UN YARGISIZ İNFAZINA HAYIR İmza Kampanyası

217 kişi imzaladı. Hedef 5.000 imza!

BARACUDA TOUR'UN YARGISIZ İNFAZINA HAYIR !
<p>Sayın Bakan,<br />Türkiye'nin önde gelen Turizmcilerinden, BARACUDA TOUR'un sahibi, turizm yazarı, sektöre 33 yılını vermiş Cem POLATOĞLU, gazeteci kimliği ile "KÜRTAJ DAHİL 299 Euro" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Bu yazısında "Kumar yasaklandı kumar turizmi doğdu, kürtajı da yasaklarsanız kürtaj turizmi doğar; bu yasa çıkacaksa ben şimdiden bağlantılarımı yapayım" diyerek önemli bir tehlikeye dikkat çekti. Bakanlığınız nezdindeki kimi makamlar ve POLATOĞLU'nu kendisine rakip gören TÜRSAB BAŞKANI Sayın ULUSOY, benzersiz bir hukuk dışı uygulamaya imza attılar ; Etik davranmadığı gerekçesiyle, POLATOĞLU'nun gazeteci kimliğinden bağımsız olan şirketinin seyahat acentalığı lisansı 3 saat içinde SORGUSUZ SUALSİZ iptal edildi.<br /> Sayın Bakan,<br />Farkında mısınız ? DÜŞÜNCE aşamasındaki bir niyeti bile AĞIR SUÇ saydınız. Yargılamadınız, Sorgulamadınız. Kulak çekmek bile gerekmezdi, ASTINIZ ! Sizi, bir hukuk devletine yakışmayan bu uygulamadan dönmeye davet ediyoruz. BARACUDA TOUR'un HUKUK DIŞI İNFAZINI ŞİDDETLE KINIYORUZ.<br />Saygılarımızla,</p>

Kampanyanı Başlatan

YAVUZ ORAN

22 Nisan 2019

Güncel İmzalar

Yorumlar

Haksızlık

Lütfi C.

27 Oca 2023

Her türlü hukuksuzluğa hayır.

İZMİR T.

21 Ağu 2014

her konuda yargısız infaza hayır

Bülent O.

11 Ara 2013

Ne diyeyim Üzgünüm

imam T.

01 Ara 2013

MEVLAM YARDIMCI OLSUN NE DİYEYİM

ZEHRA A.

01 Ara 2013

yapılan tam bir haksızlıktır.böyle bir uygulama 5 inci dünya devletlerinde bile yoktur.tam bir a k p mantığı ben yapyım oldu mantığı

osman ü.

15 Oca 2013

yargısız infaza hayır....

suat k.

28 Kas 2012

hangi yorumu yapsam hafif kalır. faşizm bu.

Engin Z.

14 Eyl 2012

baracuda tur kapatılamaz..........

yeşim a.

12 Eyl 2012

acentayla iletişime geçilse sorun çözülürdü, yargısız infaza hayır. Kaldı ki TURSAB'ın acentamızın yanında olması gerekirdi. Yanliş hesap Bağdat'tan döner.

Adnan t.

10 Eyl 2012

Uygulaması esasa ters durumun en kısa sürede olması gerektiği gibi değerlendirilmesini ve icraat için söz konusu aceleci tavrın izah edilmesini; bu milletin ferdi olarak talep etmekteyim.

ERKAN S.

08 Eyl 2012

Baracuda Tour 'a yapılan yasal olmayan ve tek taraflı savunmasız olayı acentam adına kınıyor ve tüm haklarının verilmnesini rica ediyorum ..

Berrin B.

08 Eyl 2012

Yargısız İnfaza HAYIR !

Ayşe A.

28 Ağu 2012

TÜM YARGISIZ İNFAZLARDAN BİR FARKI OLMAYAN BU KARARA KARŞI BİRLİK BERABERLİK ÇAĞRISINI BAŞLATAN DEĞERLİ ARKADAŞIM YAVUZ ORAN'A GÖNÜL DOLUSU TEŞEKKÜR........

Adnan Ö.

28 Ağu 2012

Anlaşılan, bu ülkede adalet adına hiçbirşey kalmamış.

İZMİRACL Y.

18 Ağu 2012

Başarılı ve yüzakımız olan bir şirketimize yapılan haksız uygulamayı kınıyor ve yargısız infazdan dönülmesini diliyorum.

Özer T.

17 Ağu 2012

Yasakların kürtaj turizmini yaratacağı yönündeki fikirlerini köşe yazısında gazeteci-yazar kimliği ile paylaşan Cem Polatoğlu'nun 30 yıllık meslek hayatı, emekleri Bakanlık ve TÜRSAB tarafından bir kalemde silinmiştir. Belge iptali sorgusuz sualsiz, araştırılmadan uygulanmıştır. Bu durum hem sektör, hem Türk turizmi adına endişe vericidir. Uygulamadaki hatanın ve haksızlığın acilen düzeltilmesini istiyoruz. Saygılarımızla Nilgün ATAR

NİLGÜN A.

16 Ağu 2012

Baracuda Tour'a ileri demokrasiyle bağdaşmayan bir yargısız infaz yapılmıştır.En kısa zamanda bu yanlışın düzeltilmesini diliyorum.

Aysun T.

13 Ağu 2012

yargısız infaza hayır diyorum..

CEMİLE A.

13 Ağu 2012

sosyalist enternasyonal toplantılarında boy gösteren bir partinin genel sekreterliğinden islamofaşist bir partinin bakanlığına hem dikey hem yatay geçiş yapan birisinden ne beklenir ki?Beyinler için parmaklık uygulaması ne zaman acaba mutasyonal bakan?

Kürşad T.

13 Ağu 2012

benim düşüncemin dışı yanlış diyorlar hepside aynı

mustafa b.

12 Ağu 2012

Bir gerçeği, herkesin bilip de söyleyemediği bir gerçeği açıkça ortaya koyduğu için cezalandırılan arkadaşımız için umarım ki bir şeyler yapabiliriz.

D. B.

11 Ağu 2012

buradayız hep burada olacağız...

Ayşe G.

11 Ağu 2012

düşünceye özgürlük: demokrasinin olmazsa olmazıdır ,düşündüğünü açıkladığı için hiç kimse cezalandırılamaz çünkü düşünceyi açıklamak suç değildir. Derhal bu haksız uygulamanın geri alınması gerekir.

nilgün b.

11 Ağu 2012

artık dogruları soyleyenlerı dokuz koyden kovmayalım..gerçekler neyse kabul edelım .

hazan b.

11 Ağu 2012

küfürsüz yorum yapamıyacağımdan affınzı dilerim

ahmet m.

10 Ağu 2012

Ülkemizin şu anki durumuna bakacak olursak böyle bir şeyin yapılmış olmasına şaşırmamak lazım.

Oya G.

10 Ağu 2012

BARACUDO TOUR'UN YARGISIZ IMZASINA HAYIR !

aynur g.

10 Ağu 2012

BARACUDA TOUR'UN YARGISIZ İNFAZINA HAYIR !

Berrak K.

10 Ağu 2012

yoruma gerek yok herşey ortada

ümran b.

10 Ağu 2012

HAK YERİNİ BULMASI ADINA DESTEKLİYORUM..

EBRU D.

10 Ağu 2012

&quot;Utanmak&quot; sözcüğü unutulmuşa benziyor.

Abdullah G.

10 Ağu 2012

Halen, var olan!!! adalete güvenmek istiyorum.

Yurdagül Ş.

10 Ağu 2012

Sivil diktanin geldigi nokta! Hak yok, hukuk yok! Secilmisleri secerken egitimin onemi acik!

Attila K.

09 Ağu 2012

Tur organizasyonundan daha fazla,yazarlığını beğendiğim Cem bey'e yapılan bu uygulamaya tepkiliyim.

aziz o.

09 Ağu 2012

Baracuda turun iptal edilen lisansının geri verilmesi.

Ümit N.

09 Ağu 2012

Seyahat özgürlüğü anayasal bir haktır. Sebebi ne olursa olsun kısıtlanamaz.

Gülcan Ö.

09 Ağu 2012

bu haksızlık son bulmalı ve bulacaktırda..cem kardeşim tüm gücünle yanındayım...

barbaros u.

09 Ağu 2012

Yapilan sey hukuk disidir ve hemen mudahale edilmelidir.

Serpil K.

09 Ağu 2012

Bu çağa gelmiş ve turizm ile uğrasan bizler maalesef haklarımızı savunacak kisilere karsı savaş veriyoruz.bu utanç verici durumu bize yaşatanlara yazık olsun.bu kisiler elbet bir gün yolda karşımıza çıkacak.yazik çok yazik

Mehmet s.

08 Ağu 2012

İleri demokrasilerde görülmeyecek bu olayı kınıyorum.

Özgül K.

08 Ağu 2012

bunca sene turizme hizmetler vermiş bir acenta bir gecede ihtar bile verilmeden bu muameleyi görmemeli,demokratik haklar adına demokrasi ülkesi vatandaşı olarak ...

fatma a.

08 Ağu 2012

artık ülkemde hukukun uygulanmasını istiyorum,herkes için aynı eşitlikte..

Müge B.

08 Ağu 2012

Yargısız infaz yapmayın lütfen...:((

Asuman E.

08 Ağu 2012

Baracuda toura yapılan bu haksızlığa karşıyım.Cem Bey'in destekçisiyim...

Bülent Ç.

08 Ağu 2012

Faşizmin bu denli yaygın olduğu bir ülkede yargısız infazları hayretle karşılamamak gerek..

Ümit z.

08 Ağu 2012

Haksızlığa uğranlaın hep arkasındayız.

Hatime K.

08 Ağu 2012

Çok üzgünüm belge iptalinin kaldırılmasını istiyorum.Saygılarımla

GÜLSEVİL E.

08 Ağu 2012

Hemen Paylaş, Kampanyanın Gücüne Güç Kat!

TikTok gibi uygulamalarda paylaşmak için "Linki kopyala" butonunu kullanın.

Haberler / Güncellemeler

  • KONU KAPANMADI ; Başaramadınız Sayın BAŞARAN !
    28.12.2013
  • FACEBOOK'DAKU BARACUDA TOUR'UN LİSANSI İPTAL EDİLEMEZ ! GRUBUNUN PROFİL RESİMLERİ
    28.12.2013
  • İMZA KAMPANYASI LOGOSU
    28.12.2013
  • HERHANGİ BİR CİNSEL SORUNUNUZ MU VAR ?
    28.12.2013
  • TURİZM YASAKLARLA DEĞİL, BEYİN FIRTINALARI İLE GELİŞİR..!




                                      “Kürtaj turizmi lafına acente kapattık“ diyor Baracuda Tour'un sahibi Cem Polatoğlu..Şaşkın, kırgın, kızgın..başına gelenleri anlamaya çalışıyor. Polatoğlu TURİZM AYNASI'nda.

    21 Ağustos 2012 Salı - NİLGÜN ATAR- TURİZM AYNASI YAZI DİZİSİ
    turizmhaberleri.com ÖZEL


    Baracuda Tour'un belge iptali üzerinden tam 20 gün geçti.. Basının gündeminden düşse de seyahat acenteleri çeşitli platformlarda tepkilerini dile getirmeye, imzalar toplamaya devam ediyor. Bakan Günay'dan randevular talep ediliyor.Ancak henüz umut verici bir gelişme yok böyle bir buluşma için..

    Söz konusu kişi 30 yıllık turizmci, 14 yıllık turizm yazarı..Sektörde sevilen sayılan biri Cem Polatoğlu.. Ticari sicili temiz.. Onlarca panelde Türk turizmi üzerine konuşmuş, yüzlerce yazı yazmış.. Sonra Kürtajın yasaklanmasına tepki mahiyetinde sıradışı bir fikir yazısı kaleme alıyor ve yasağın kürtaj turizmini doğuracağını,turizmcilerin de bunu değerlendirebileceğini öngörüyor. Ve yazı elinde patlıyor..

    Uygulama ile ilgili sektörden tepkiler ve kafalarda giderek çoğalan soru işaretleri var. Zira belge iptali araştırılmadan, savunma alınmadan, alışılmadık bir şekilde gerçekleştirildi. Turizm Aynası yazı dizimizde tüm bu sorulara cevap ararken, bir yandan da Polatoğlu'nun neler yaşadıklarını öğrenmeye çalıştık. Aynı zamanda turizm basını ve ulusal basının da bir değerlendirmesini yapmaya çalıştık.

    İşte Polatoğlu'na suskunluğunu bozduran sorular…

    30 yıllık bir acenta sahibi, 14 yıllık turizm yazarı olarak belgenizin iptal edildiğini ilk gün nasıl öğrendiniz ve o anda neler hissettiniz?

    Önce bir arkadaşım telefonda Türsab'ın beni disipline sevk ettiğini bildirdi. Bu ŞAKA dedim. Sayfadan Link'ini yolladı. 3 saat geçmedi. Başka bir arkadaş belgemin bakanlıkça iptal edildiğini söyledi. Bu da daha kötü bir şaka dedim. ikisinde de yanılmışım.

    FIRSATÇI ACENTE BAŞLIĞI…..
    Köşe yazınız ve “Kürtaj dahil 299 Lira '' başlıklı haberler nedeniyle belgenizi kaybettiniz. İlk yayınlanan haberde negatif sözcüklerden oluşan bir altyapı var: Fırsatçı, yasaklardan nemalanan, karaborsacı.. Üstelik bu sözcükler sizin şakacı ve esprili üslupla yazdığınız köşe yazınızdan alıntı... Neler söyleyeceksiniz?

    Genç muhabir arkadaş manşeti bulurken pek zorlanmamış, benim ironi olarak yazdığım, “kendimi fırsatçı hissediyorum ama müsebbibi ben değilim.Çünkü yasaklar biz acentalara da fırsat doğuruyor. Örnek, Kumar, Alışveriş, Eğitim, Yurtdışı sağlık turizmi... '' demişim. O da kopyalayıp yapıştırmış. FIRSATÇI ACENTA... Ben Sayın Bakanımızın benim yazımı değil '' manşeti değerlendirdiğini '' düşünüyorum. '' Makalemi '' ilan zannetti sanırım. Oysa bu konuda ne bir gazete ilanı, ne web sitemizde bir ilan, ne de yazıda BARACUDA'nın '' B '' si geçiyor. Katillerin bile sorgulanıp mahkum edildiği bu ülkede sorgusuz sualsiz 3 saatte alınan '' idam '' kararının erken alınmış bir karar olduğunu düşünüyorum.

    BİLSEYDİM YAZMAZDIM.. <
    Sorgusuz sualsiz jet hızıyla belge elden gitti. Peki Şu anda neler yapıyorsunuz? Planlarınız nedir? Ne kadar maddi zararınız oldu?

    Bana soruyorlar:
    '' Bu yazıyı yazdığınız için pişman mısınız? ''
    E nasıl yani. Bir yazı yazıp belgemin iptal olacağını düşünemedim elbette. Bilseydim yazmazdım. Salak değilim ya.

    Şu anda ailemle TATİL yapıyorum. Maddi zararıma gelince. Tam 2 bayram öncesi yaşanan dönem zararlarımız hariç bugüne kadar Baracuda markasına yaptığımız yatırımlar var. Milyonlarca lira tutarında gazete ilanları, Google reklamları, bannerlar, imaj ilanları ve masrafları, ağırlamalar, çeşitli TV programlarına sponsorluklar v.s.

    BANKA HESAPLARIM BLOKE EDİLDİ…
    Yaşadıklarınızdan dolayı sektöre, birliğinize, bakanlığa, yetkililere, basına kırgın mısınız? Moral ve motivasyonunuz nasıl? Turizmi bırakmayı düşündünüz mü hiç?


    E yaaaani. papanın '' New york'ta genelev mi vardı '' esprisine benzedi bu iş. Ama asıl komik olan bazı platformlarda tartışmanın endazeden çıkarak çok başka boyutlara taşınması idi.
    Turizmi bırakmamı en çok ailem istiyor. Ancak henüz sağlam kafayla karar verecek ortamım oluşmadı. Hala şoktayım desem yanlış olmaz.
    Moralimi en çok bozan olay ise ilk defa belgesi iptal edilen bir şirket için TEK TEK BANKALARIN ARANMASI oldu. Bu olayı yanlış algılayan bazı bankalar hesaplarımızı bloke etti. Bir süre turlarını iptal ettiğimiz müşterilerin paralarını bile iade edemedik. Hatta bizi TÜRSAB'a şikayet edeceğini söyleyen müşteriler bile çıktı...İlk defa haklı bir şikayetimiz olacaktı... '' diyor Polatoğlu ve gülümsüyor...

    Gelen resmi yazıda belge iptaline hangi neden gösteriliyor?

    Etik ve ahlak dışı davranışlarda bulunmuşum. Bu yazı üzerine şirket ortaklarımın yorumu şöyleydi:
    '' İyi de kardeşim sen etik ve ahlak dışı davranışlarda bulundu isen bize ne. Seni sorgulasalardı. Bizim şirkete ne? '' ....

    SEKTÖRÜ KORKU SARDI..
    Kürtajı konu alan bir köşe yazısı, ardından gelen haberler ve belge iptali bir ilk..Bu durum Türk turizmi adına ne ifade ediyor? Nasıl okumalıyız bu süreci..?

    Şunu söyleyeyim yeter. Çok büyük bir acenta sahibi arkadaşım, daha sonra da diğerleri dediler ki; '' Anlaşıldı. Bundan sonra en ufak bir karşı duruşum olamaz şimdiki yönetime. Kimse '' olmaz olmaz '' demesin, yarın beni de benzeri sudan bir sebepten atabilirler. Bunca yıllık emeğimi sıfırlayabilir, şirketimi sıfırlayabilir, çalışanları mağdur edebilirler. Benden açık destek bekleme... Nedeni budur '' ....

    TÜRSAB'TAN NE BEKLERDİM
    Bakan Günay'mı talep etti belge iptalini yoksa Türsab tarafından mı düğmeye basıldı?.. Türsab başkanı Ulusoy'un belge iptali ile ilgili olarak nasıl yol izlemesini beklerdiniz?

    Türsab, gazetede çıkan bir haberi ihbar kabul ediyor ve beni disiplin kuruluna sevk ediyor, aynı süre içerisinde de bakanlığa ihraç istemiyle bir yazı geçiyor. Öğlen saatlerinde disiplin kuruluna verilen yazışma metni ile bakanlığın ihraç kararında aynı cümleler mevcut. Zaten bu kadar tesadüf olmaz. Kısacası bana gelen bilgiler ve zaten Türsab başkanının da açıklamaları aynı yönde. Talep, bakanlıktan Türsab'a değil Türsab'tan bakanlığa yapılmış.

    Peki bu süreçte bir üye olarak ben nasıl hareket edilmesini beklerdim?

    -En azından yolcusunu alanlarda bırakan acentalar kadar savunma hakkı verilmesini talep ederdim. Bu yazılanlar nedir?, sen bu turu yaptın mı? Bu yazıyı neden yazdın? vs
    -Savunmamı beğenmezlerse soruşturma açılıp, evraklarımı isteyip, böyle bir turun gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol ederdim.
    -Çünkü ben bir üyemi YOK etmek üzere değil savunmak amacıyla buradayım. Emir bakanlıktan gelseydi de süreç bu şekilde işlerdi. Alır karşıma üyemi, bir ifadesini alırdım. Terör örgütleri üyelerine bile savunma hakkı verilen bu ülkede 30 senedir tek bir lekesi bulunmayan bu üyeme de demokrasi adına, insan hakları adına, birliğim adına iki kelime savunma hakkı verirdim.
    Ama tüm bunlar yapılmayıp üstüne,
    -“Zaten geçen senede seks turu ilanı vermişti “- (böyle bir ilan gösterilemezse bu kişiyi ve şirketi itibarsızlaştırmaya çalışmak suçuna girer mi?)
    -“Bu şirketle 6 ayda bir uğraşıyoruz '' (Ne için uğraşmış belgelenmezse bu kişiyi ve şirketi itibarsızlaştırmaya çalışmak suçuna girer mi?)
    -“Tur operatörleri adına konuşulacaksa sadece ben konuşurum '' ( Konuyla alakası nedir?) acaba ihraç nedenlerinden biri bu olabilir mi?
    -“Çocukça davranıyor. Gereğini yaptım. Mahkemeler orada ben buradayım ''
    gibi söylemler en az belge iptali kadar beni yaralamıştır. Bu süreç içine hiç dahil olmayan ortaklarımın, işten ayrılmak zorunda bırakılan çalışanlarımızın hislerini ise burada dile getiremeyeceğim.

    Gelelim turizm sektörünün konuya ilgisi ve tepkisine... Meslektaşlarınızın tepkisini ve size desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    İki üç platformda imza kampanyaları düzenlenmiş. Atanları kutluyorum Ancak, bu yaratılan korku imparatorluğunda kim gider de imza atar. Herkesin bir işi, çoluğu çocuğu var. Fişlenmek istemeyebilirler. Hak veriyorum Ama Martin Niemöller'in o meşhur dizelerini de herkese hatırlatmak isterim.

    İnternet turizm basını sizin gündemi nasıl değerlendirdi?.. Ulusal basın ile turizm basını habercilikte birbirinden nasıl besleniyor sizce?..

    Ülkemizde turizme hala '' magazinsel '' bakıldığı inancındayım. '' Helga Türk erkekleri için geldi '' den daha yeni kurtulduk. Katma değerin en fazla olduğu sektörün ulusal basında daha profesyonel '' turizm yazarları '' ile beslenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama hala ulusal basında görülen turizm yazılarının '' gezdiği gördüğü ve ağırlandığı yerleri '' yazanlardan ibaret olduğunu görünce mesleğim adına hicap duyuyorum. Büyük bir panelde bu sorunun masaya yatırması gerekiyor diye düşünüyorum.

    İNTERNET TURİZM BASINI KENDİNİ GELİŞTİRİYOR..
    Ülkemizde internet turizm basınının performansı hakkında neler düşünüyorsunuz

    Diğer sektörlerle kıyasladığımda Internet Turizm Gazeteciliğinin diğer sektörel internet basınının önünde olduğunu görüyorum. Elbette bu sektörde de bayrak taşıyıcılar öne çıkmasını bildiler biliyorlar. Aradaki farkı hissedebilenler açıklarını kapatmak, rekabet edebilmek için daha çok çalışacaklardır. Çünkü bizim sektör çalışanları ve işverenleri diğer sektörlere göre çok daha seçici, çok daha kültürlü ama bir o kadar da '' eleyici '' dirler.

    SEKTÖRÜN İTİBARI NE DURUMDA?
    Bir yanda belgesizler tatil tüketicilerini mağdur ederken diğer yanda belgeli acenteler için 30 bin Lira'ya dolandırıcılık başlıklı BİR haberi okuduk geçenlerde.
    http://haber.gazetevatan.com/30-bin-lirayla-dolandiricilik/474790/2/Ekonomi
    Haberde “Sayıları hızla artan seyahat acentaları ve fırsat siteleriyle birlikte şikayetler de patladı. '' deniyor. Necdet Vardar son 10 yıldır seyahat acentalarına güvenin azaldığını açıklıyor. Siz ne diyorsunuz bu habere..? Tüketici bu haberi nasıl yorumlar?


    Bunu okusam Turizmciye kız bile vermem. Hele benim olayı okursam hiç vermem. İstediği kadar martaval okusun 30 senelik acenta, işleri iyi v.s. diye. Küt diye 3 saatte sorgusuz sualsiz acentası kapatılan bir sektöre '' güvenmem '' hele ki bu 30.000 TL ye kurulabilen, hiçbir teminat vermeden, full sigorta sistemine haiz olmadan milyonlarca lira toplanılabilen bir sektörse...

    KÜRTAJ TURİZMİ LAFINA ACENTE KAPATTIK..
    Son olarak neler söylemek istiyorsunuz?...

    Türkiye bir çok konuda kabuk değiştiriyor, birçok sektör kendini yeni düzene, teknolojiye göre yineliyor, sektöre yön verenler de bu değişimden payını alıyor. Piyasa şartlarına ayak uyduramayanlar ise eleniyor.
    Turizm ise henüz üzerinde ki kalıplaşmış hantal yapısını atamadı. Hala epcot center'da standımız yok, hala 18 milyon orta öğretim talebesi sömestre ve yaz tatillerini aynı anda yapıyor, senede ortalama 33 gün kullanılan 4 milyon yazlık atıl durumda, tanıtım ise '' nema '' peşinde koşanların elinde, 400.000 yataklı Kamu kampları hepimizin kamburu, kültür turizmini, dini turizmini öksüz bıraktık Kürtaj turizmi lafına acenta kapattık.
    Umarım bu benim yaşadığım olay Milat olur. Çünkü sadece TURGON'da yayınlanan yüzlerce tepki maili gösterdi ki, Turizm yasaklarla, baskıyla değil; özgürlüklerle, beyin fırtınalarıyla gelişir.

    ---------------------------
    CEM POLATOĞLU kimdir?;

    1978'den beri Sektörde (Otel, Çarşı, Yurtdışı Acente, Profesyonel Turist Rehberi, Acente Sahibi) İ.T.Ü. Gemi inşaatı mezunu, Amerika'da North Caroline S.U. Master, Avusturya/ Viyana'da W.T.Ü. de doktora çalışması. 1987'de Birleşmiş Milletler'de Deniz Hukuku Departmanında(USA), 1988'de IBM (İspanya) çalışma. 10 seneyi aşkın yurtdışı deneyiminde Amerika /İspanya /İtalya ve Avusturya'da büyük ve orta ölçekli seyahat acentelerinde, Türkiye'de ise kısa süreli ASYA TOUR ve DURU TURİZM çalışma deneyimli. JAYCESS Genç Müteşebbisler Derneği Türkiye Kurucu üyesi. Yurda dönüş ve 1994 PRONTOTOUR'un kuruluşu. Devrederek 2003 yılında BARACUDATOUR'un kuruluşu. 1994'den itibaren TÜRSAB'da çeşitli komisyonlarda görevler. Beş sene TÜRSAB Boğaziçi B.Y.Kurulu üyesi. Diller;İyi derecede; İspanyolca, İtalyanca, İngilizce ve Almanca. Tüm dillerden T.C Turizm Bakanlığı Kokartlı Profesyonel Turist Rehberi


     

    22.08.2012
  • Cem Polatoğlu, Türk turizmi için değerdir

    Özkan Altıntaş - 03 Ağustos 2012
    (Haberin aslı için tıklayınız : http://www.turkiyeturizm.com/author_article_detail.php?id=914)

     

    Baracuda Turizm'in sahibi Cem Polatoğlu’nun acente belgesinin jet hızıyla iptal edilmesi Türk adaleti,
    dünya hukuku adına bir yüz karasıdır. Türk turizminde tedavisi olmayan büyük bir yara açılmıştır.
    Dünyanın hiçbir ülkesinde insanın ekmeğiyle böyle oynanmaz.
    Kanunlar toplumun dengesini korumak üzere kurulur. Yargıda sistem “uzlaşma” üzerine çalışır.
    Cem Polatoğlu eğri veya doğru yaptı. Ama ona sadece “ihtar” verilir ve “Sen bu işten geri çekil” denir.
    Ama ne yapıldı “Kapat dükkânı ve aç kal” denildi.
    Modern dünyanın adaletinde böyle bir uygulama yoktur.

    İKİ İHTAR BİR TEKDİR VE TASDİKNAME’Yİ UNUTTUK

    Hepimiz öğrencilik yaptık ve hatırlarız.
    Yargının temeli zaten okuldaki uygulamalardan başlar.
    Öğrenci kabahat işlerse iki ihtar bir tekdir ve tasdikname verilir. Bunun amiyane tabirle başka bir şekli de vardır ve dilimize pelesenk olmuştur.
    Tasdiknameyi alan öğrenci ne yapar.
    Başka bir okula kaydını yapar, kendine çeki düzen verir ve eğitimini sürdürür.
    Şimdi Cem Polatoğlu’nun hangi okula göndereceğiz.
    Ya da hangi ülkeye…
    30 yıllık başarılı turizmci Cem Polatoğlu memleketi terk mi edecek?
    Ona “Sen bu işi yapma denilerek sen bu ülkeyi terk et” denilmiştir.
    Bu Anayasa’nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümündeki çalışma özgürlüğü kısıtlanamaz şeklindeki “Herkes yaşama, madde ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir (Kişinin Hakları ve Ödevleri Md. 17)” maddesine aykırıdır.
    Bu demokratik adalet adına çok acı bir gerçektir.
    Kaldı ki Cem Polatoğlu’nun düşüncesi proje bazındadır.
    Ortada ne giden ve ne de gelen…
    Yani olmayan bir eylem infaz edilmiştir.

    İŞPORTACI DEĞİL Kİ, TEZGAHINI TOPLASIN KAÇSIN

    Cem Polatoğlu’nun sevmeyeni de vardır, ama seveni boldur.
    Bu olay sonrası telefonları durmadı.
    Bir çok seyahat acentesi “Bizim şirketimiz senin. İşlerini buradan yapabilirsin” dedi.
    Cem Polatoğlu, yılların birikimiyle önemli bir müşteri portföyüne sahiptir.
    Bayram üzeri plânladığı, belki de Kultür ve Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı “erken rezervasyon” kampanyası ile sattığı ve parasını aldığı bir çok tur var.
    Müşterileri ne olacak diye bekliyor?
    Cem Polatoğlu, bir ticarethane çalıştırıyor.
    Vergisini veriyor, yasalara uyuyor.
    Adam işportacı değil ki, tezgahını toplasın belediye zabıtalarından kaçar gibi kaçsın.
    Geçen bayram Mısır’da, İspanya’da turistler kalmıştı.
    Bu kez Bakanlık emriyle Cem Polatoğlu’nun turistleri Türkiye’de kaldı.
    Şimdi ne olacak?
    Almıza gelmişken Cem Polatoğlu’nun belgesini jet hızıyla iptal eden sistem bayramda yurt dışında turist bıraktıkları için “kapatacağız” dediği acentelere ne yaptı?
    Onlardan birisi iflas bayrağını çekti. Başka acenteler kurdu, işine devam ediyor. Ama sıkıntıları hala bitmedi. Bu durumda onlara ses çıkaran yok.

    TÜRK TURİZMİNİN “ENDER” VE “ÖZEL” İNSANIDIR

    Yaklaşık 30 yıldanberi Türk turizmine getirdiği yeniliklerle kendini daima gündemde tutmasını bilmiştir.
    Cem Polatoğlu, Türsab’ın Tepebaşı’nda düzenlediği fuarlar döneminde Pronto Tour olarak Ali Onaran ile birlikte Türk turizminde bilgisayarı kullanan ilk turizmcilerdendir.
    Fuarda kartını aldığı kişiye telefon hattından bağlandığı laptop ile faks çeker işbirliğine teşekkür ederdi.
    Sonra internet geldi ve Cem Polatoğlu’nun önü açıldı.
    Cem Polatoğlu, Türk turizminin “ender” ve “özel” insanlarındandır. Daima yeni fikirlerle ve projelerle farklı gözlemlerle ortaya çıkar.
    Egzotik turlardaki başarısı da bu görüşlerine paralel olan çalışmalarıdır.
    Bir çok seyahat acentesi oturduğu yerden program yaparak konuklarına dünyayı gezdirirken, Polatoğlu 365 günün 300 günü dünyayı dolaşarak “Türk insanına dünyanın neresini tanıtayım” diye dolaşır.
    Demokratik yapısı gereği muhaliftir.
    Turizmde öyle de olmak gerekir.
    Adalette bile yerleşik bir kavram vardır.
    Doğruya ulaşmak için “Şüphe sanığın lehinedir” derler.
    Cem Polatoğlu, görmeden, gitmeden inanmaz.
    Kendi doğrularında çalışan Türkiye’nin önemli turizmcilerindendir.
    Bir anda onu yok etmeye karar vermek, Türk turizmine neşter vurmaktan farklı değildir.
    Bir çok "profesyonel geçinen" turizmci “Bana ne?” derken, dünyayı gezerek bilgi ve birikimini Türk turizmine taşıyan nadir, tabiri caizse “amatör” turizmcilerdendir.
    İnternet üzerinden “kültür dolu” yazıları bir çok turizmciye, hatta gazetecilere ışık olmuştur.
    Bu nedenlerle Cem Polatoğlu bir değerdir.

    AMERİKA’DA DOĞUM ETİK Mİ PATİK Mİ?

    Gelelim kürtaj turizmi meselesine…
    Türkiye’de gazetelerde çarşaf çarşaf “Amerika’da doğum” diye ilan verenler etik mi yapıyorlar yoksa patik mi?
    Gazetelerde zaman zaman siyasilerinde olduğu turlarda yaşanan seks rezaletlerine konu olan turlar nasıl düzenleniyor? Edirne’yi geçenin kimlik değiştirdiği bir turizm anlayışı bu güne kadar etik miydi?

    FARKI YARATAN TURİZMDE MAMAYI KAPAR

    Turizmin ana teması “fark yaratmaktır” Farkı yaratan turizmde mamayı kapar…
    Geçtiğimiz yıllarda Kuşadası’na gelen eşcinsel gemisini rahatsız etmiştik. Sonra adamların alışverişteki harcamalarını görünce yaptığımız hatayı anlayıp iskeleye kırmızı halı serip karşıladık. Bu süre içinde onların elele dolaşmalarından rahatsız olmadık.
    Kontrol edemedik ve büyük gelir kaynağı olan casinoyu yasakladık.
    Daha sonra casino için yurtdışına giden sayısı arttı.
    Türkiye bu hareketten milyonlarca dolar kayba uğradı. Bir çok ote, acentel kapandı ve battı.
    Türkiye turizminin “fark”a ihtiyacı var.
    Eloğlu farkı “özgürlük” olarak yakaladı ve Türkiye’yi turizmde hızla solluyor.
    Yakında Türkiye'nin Avrupa ve dünyada sıralamadaki yeri aşağı düşerse şaşırmayın.

    YASAKLAR ÜLKESİ OLARAK TURİST KAÇIRIYORUZ

    Rakiplerimi turizmde atılımlar yaparken biz ne yapıyoruz?
    Yasaklar ülkesi olmaya devam ediyor ve turist kaçırıyoruz.
    Yapılan her projeyi demokratik kurallar içinde “yumuşak iniş” şeklinde çözeceğimize yangın yerine çeviriyoruz.
    Sonra bu hareketlerden birilerinin nemalandığı dedikoduları ortaya atılıyor.
    Hatta çözüm üretileceğine “Emir üst makamlardan geldi” gibi dedikodularla mazeretler uyduruluyor.
    Aslında bu gibi olayları örtbas etmesi gerekenler pehlivan gibi ortaya çıkarak Türk turizmine zarar veriyorlar. Bizce “kol kırılır yen içinde kalır” sözü boşuna söylenmemiştir.
    Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizmde kavga çıkarmak için yoktur. Türk turizminde uzlaşmayı sağlamak için vardır. Demokrasilerde asarak, keserek yöneticilik olmaz. Böyle bir makamın “kapattım” demesi bile adaletle bağdaşmayan bir harekettir.
    Geç kalınmadan bu ayıbın örtülerek, daha uzlaşmacı bir tavırla düzeltilmesi gerekmektedir.
    Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "en büyük olarak", Türsab'ın ise üyesine karşı asli görevi olan "koruma, kollama" görevini yerine getirerek turizmin daha fazla yara almasının önüne geçmesini
    diliyoruz.
    Cem Polatoğlu'nun canı çok yandı ve yazılar yazıyor.
    Kimin canı yansa onun yazdıklarını yazar. Belki de daha fazlasını bile yazar.
    Yine de soğukkanlı davrandığı için kendisini kutluyorum.
    Demokratik bir ülke olduğunu iddia eden Türkiye’de kimse kimseye “sen aç kal!”, “sen yaşa!” deme hakkına sahip değildir.
    Cem Polatoğlu, Türk turizmi için her seyahat acentesi sahibi kadar bir değerdir.
    Bu yazıyı tüm turizm acentelerinin başına böyle şeyler gelebileceği için yazdım.
    Proje üretirken dikkatli olmaları için yazdım.
    Sürç-i lisan edecekleri projeler üretmemeleri için yazdım.
    Fincancı katırlarını ürkütmeleri gerektiği için yazdım.
    En önemlisi turizmde olması gereken adalet arayışı için yazdım.
    Birilerinin artık seyahat acentelerini her koşulda koruması, kollaması  veya koruma sistemleri yaratması gerektiğine inanıyorum.
    Son yıllarda batıp çıkan seyahat acentelerini izlemekten yoruldum.
    Birileri Türk turizmini kurtarmalıdır.
    Çok yazık!

    18.08.2012
  • Durdurun Medyayı, inecek var!

    Durdurun Medyayı, inecek var!

    13 Ağustos 2012  (Milliyet Blog)
    CEM POLATOĞLU

    (Yazının aslı için tıklayınız : http://blog.milliyet.com.tr/Durdurun_Medyayi__inecek_var_/Blog/?BlogNo=374786&ref=milliyet_anasayfa  )

    14 senede ulusal medyada da kullanılmış Yaşam ve Turizm’e dair 1000’e 
    yakın makale yazmışım. Hele kızımla ilgili olan bir yazım google statistic verilerine göre rekor tıklama almış. tıklayınız 


    Gündeme yeni bir “yasak” konusu gelince yine dellenmişim. Basmışım yazıyı; 

    "Neyi yasaklarsan yasakla, alternatifi ya yurtdışında ya merdiven altında bulunur. Eklemişim de; "Bazen kendimi fırsatçı gibi hissediyorum". Ama bunun müsebbibi ben değilim". 

    Kinaye ile süslenmiş, HERŞEY DAHiL 500 TL TURLAR’a atfen KÜRTAJ DAHiL 299 euro TURLAR başlığı ile yazmışım bu yazıyı. Fıkrayı açıklamak gibi oluyor ama bu sadece bir “köşe yazısı” idi. Anlayana tabi. Yoksa, 299 euro’ya senede 10 kişi kürtaja gitse 150 euro kar etmezsin. Ayrıca ne gazetede ne web’de bir ilan vardı. Yazıda imzam hariç şirket adı dahi geçmiyordu.


    FIRSATÇI ACENTA! 
    Ancak makaleyi ele alan acar muhabir müthiş bir yaratıcılıkla! manşeti buldu; 

    FIRSATÇI ACENTA! Kürtaj yasası fırsatçıları da harekete geçirdi. 

    Elbette bu yazıyı gören kudretli eller!, gökte bir kuş ararken yerde 2 kuş buldular. Raconu kestiler. Hem şirin gözüktüler, hem mesajı bastılar; Ben de sizdenim. Alın size benden “bir kelle” 

    Sorgu yok, sual yok, ihtar yok, bir telefon dahi yok. Gitti belge. N’apalım. Aç kalacak halimiz yok. 33 seneden sonra başka iş de yapamayız. Başka bir yerde iş yapmaya, ekmeğimizi çıkartmaya çalışıyoruz.


    Derken bir başka muhabir arkadaş aradı. 
    - Cem Bey; Kürtaj turu yapıyor musunuz?
    Rica ediyorum hanımefendi, Daha geçen hafta acentam kapandı. Lütfen 
    - Peki tek kelime ile soruyorum Cem bey. Kürtaj turu yapıyor musunuz yapmıyor musunuz?
    - La havle vela kuvvete. Size ne cevap vermemi istiyorsunuz? HAYIR tabii ki yapmıyorum.  
    - Peki daha önce yaptınız mı?
    - Anneeeeem…  HAYIR yapmadık.
    - Yalan söylediniz o halde. 
    !^%+&/%^ … Evet yalan söyledim. 
    - Neden?
    - ……………… ! Yazar gözüyle konuya ilgi çekmek, yasakların sonuç getirmeyeceğini, hele kürtaj yasağının merdiven altında, sağlıksız koşullarda kürtaj atölye'leri doğuracağını, bunun da insan canını tehlikeye atacağının dikkatini çekmek istedim. 

    Ertesi gün, kendisi de bir kadın olan muhabirden gazetede manşet. 

    Cem Polatoğlu; “İlgi çekmek için yalan söyledim” dedi. 

    Ama Kürtajın yasaklanmasına ilgi çekmekten bahsedilmiyor.  


    Hay çenemi ……….


    Umarım bu değerli iki genç muhabir arkadaşımıza ve/veya çevresine günün birinde böyle bir gereksinim duyulmaz. Yoksa kulakları çınlar.

    DURDURUN MEDYAYI iNECEK VAR!
    İşte bu 2 manşet yüzünden rüyaya yattım ve “Rabbim bana sus dedi”  Çünkü biliyorum ki az daha konuşursam “pazarda limon tezgahı” diyecek. 


    Sevgilerimle

    14.08.2012
  • SEKTÖR TEPKİLİ: ACENTANIN İTİBARI VE BELGESİ İADE EDİLMELİ..

    11 Ağustos 2012 Cumartesi - NİLGÜN ATAR- turizmhaberleri.com /


    Şu günlerde sektörde konuşulan tek konu; Turizmin sıradışı adamı Cem Polatoğlu ve Baracuda Tour'un belgesinin tek hamlede görülmemiş bir hızla iptal edilmesi.. Kürtaj turizmi köşe yazısı ve basında çıkan haberler neden gösterilerek belgesi iptal edilen 30 yıllık seyahat acentası Baracuda Tour; böylece Türk turizminde de bir ilke imza atmış oldu..

    Bütün turizm platformlarında yer yerinden oynuyor, sektör içten içe kaynıyor. Görünen o ki; tepkiler ve tartışmalar daha uzun süre devam edecek...

    POLATOĞLU ARTIK SUSTU...
    Cem Polatoğlu ise sessizlik kararı aldı.. Gazetecilere röportaj vermiyor ve hiçbir açıklamada bulunmuyor. Görsel ve yazılı basının; '' kürtaj turu yaptın mı yapmadın mı..? Yapmadınsa neden öyle söyledin?.. '' sorularının kendisini fazlasıyla yorduğunu ifade ediyor..

    Turizmciler ise ilk şoku atlattılar ve belge iptal olayının analizine girdiler...

    Turizmhaberleri.com turizmcilerin tepkilerine, yorum ve değerlendirmelerine yer vererek her zamanki gibi sektörün sesi olmaya devam ediyor. Bakalım sektör sesini nasıl duyurmak için neler yapıyor..?

    İşte turizm sektörünün önde gelen ve saygın isimlerinden Y Murat Özgüç'ün konu ile ilgili yorumu:

    BEN DE ANLAMADIM...
    Tüp bebek için klinik klinik dolaşarak yurt dışına gidenler vardı zamanında; hala vardır, neyseki ülkemizde bu konuda ciddi gelişmeler var. Tüp bebek için gidilince sorun yoksa kürtaj için neden olsun? Ayrıca olayın ülkemizde yaratılmaya çalışılan sağlık turizmine darbe vuracağı tarzında bir anlam algıladım yanlış değilsem, ne alaka ? O zaman incominge darbe vurur diyerek outgoing de yaptırmasınlar.

    CEM POLATOĞLU RENKLİ BİR KİŞİLİKTİR...
    Cem konuları iğneleyerek dikkat çekmeye çalışan, hatta marketingini de böyle yapan renkli bir turizmcidir. Kafasını sadece bazılarına garip gelen şeylere değil ama üretici ve turizmcileri korumaya veya daha fazla faydalanmaya yönelik formüllere de çalıştıran, vakit harcayan birisi.

    KAÇAK ACENTACILIK YAPANLARA DA JET DENETİMLER YAPILSIN..
    Birkaç fuarda karşılaştığım ve bir kez de birlikte fam trip yaptığım bir meslekdaşımdır, herhangi bir ticari işimizde olmadı şu ana kadar. Sokakta binlerce kaçak firma organizasyon firması adı altında, ya da hiçbir firması bile olmadan kaçak acentacılık yapan insan varken, işini aldığı belge ile bağlı olduğu örgüte de her yıl aidat vererek belgesi ile yapmaya çalışan insanların jet hızıyla ve hiç bir uyarı dahi yapılmadan belgesinin iptal edilmesi beni de şok etti açıkcası.
    Turizm çeşitliliği ya da evrenselliği adına da garipsediğim bir durum.

    ACENTANIN BELGESİ VE İTİBARI İADE EDİLMELİDİR...
    Bir de etik olmayan nedir tam olarak kriter nerede yazmaktadır? Cem yarın gidip mesela Hollanda'da şirket açıp Türkiye'den yapmadığı ama yapılabilir olarak söylediği kürtaj turizmini oradan başlatsa ona buradan kim karışabilir?

    Gazete ilanı değil de internetten ya da toplu maillerle pazarlasa bunu kim nasıl engeller ? Uçağa binerken sen Cem'in kürtaj turuna gidiyorsun diye alıkoyarlar mı yoksa? Hoş belli mi olur.... Bence bu acentanın belgesi ve itibarı acilen iade edilmeli ve uyarı yapmadan, savunma alınmadan hiçbir belge iptal edilmemelidir. Geçmiş olsun Cem....
    Y. MURAT ÖZGÜÇ



    -----------------------------------------------------------------------------------
    KAMPANYA YÖNETİCİSİNİN NOTU : Yazının başında ve sonunda yer alan yazar isimlerindeki farklılık orijinal metinde yer almaktadır.

    12.08.2012
  • KORKU İMPARATORLUĞU, MİZAH ve TURİZMDE YARGISIZ İNFAZ!

    09 Ağustos 2012   (Perşembe)

    ERCAN DEVA
    (Yazının aslını görmek için tıklayınız :)
    http://www.medyaspot.com/yazar/KORKU-IMPARATORLUGU-MIZAH-ve-TURIZMDE-YARGISIZ-INFAZ-/2328


     

    Türkiye tam anlamıyla bir “Korku İmparatorluğu” süreci içinde yaşıyor.
     
    İnsanlar, gölgelerinden bile korkar hale geldiler. Siyasetçiler yasa dışı dinleniyorlar. Medya dünyasında bir-iki cengaver köşe yazarı dışında  “Aman başıma bir şey gelmesin” mantığıyla suya sabuna dokunmayan yorumlar yapılıyor. Üniversite hocaları, işadamları ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin gıkı çıkmıyor.
     
    Tepki veren, doğruları söyleyenlere mapushane çeşmesi yandan akıyor.
     
    Kısacası, tepki vermekten çekinen bir toplum olduk.
     
    ***
    Bu süreçte, turizm sektöründe  “Artık, bu kadar da olmaz” denebilecek bir olay yaşandı.
     
    Hükümetin icraatları nedeniyle sık sık incindiğini, içinin acıdığı söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’la birlikte; uzun yıllar Türk turizmine hizmet veren Baracuda Tour’un (Baracuda Turizm ve Seyahat Acentası) belgesini iptal ettiler.
     
    Bu yargısız infaz, turizm sektöründe söz sahibi olanların, mizah anlayışından ne kadar yoksun olduklarını da gözler önüne serdi.
     
    Olay kısaca şöyle: Baracuda Tour’un Başkanı Cem Polatoğlu, bir yazı yazıyor. Yazıda, “Kumarı yasakladınız, kumar turizmi doğdu. Kürtajı yasaklarsanız kürtaj turizmi doğar. Ben şimdiden bağlantılarımı yapmaya başlıyorum.” gibi İfadelerle, doğacak tehikelere mizahi bir üslupla dikkati çekiyor. Polatoğlu’nun bu yazısı “ülke imajına ve turizmi”ne zarar verici bulunuyor ve Baracuda Tour’un belgesi iptal ediliyor.
     
    Sorgu sual yok? Yazıda ne mesaj verilmiş, diye araştıran yok. Belgeyi iptal ettim, oldu bitti!
     
    TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, “Böyle turizm anlayışı olmaz. Bu konuda soruşturma yetkisi verildi. Konu kapandı” diyor. Ulusoy, “Arkadaşımız kanuni hakkını kullanır, ben de gider ifademi veririm.Ona da saygı duyarım” diye ekliyor.
     
    Turizm sektörüne uzun yıllar başarıyla hizmet vermiş Baracuda Tour’un Başkanı Cem Polatoğlu, belge iptali nedeniyle 8 milyon kaybettiğini ve konuyu mahkemeye götüreceğini açıklıyor.
     
    Konunun kapanmadığı ortada. Ancak, turizm şirketine yapılan yargısız infaz, her yerde kendini gösteren korku imparatorluğunun geldiği boyutu gözler önüne sermesi açısından çok çarpıcıdır.
     
    Polatoğlu’na “geçmiş olsun” diyor, nükte ve mizaha yatkın bir hakimin bu yargısız infaza dur diyeceğine inanıyorum.

    12.08.2012
  • Baracuda Tour mahkemeye başvurdu! Belge iptaline tepkiler sürüyor

    04 Ağustos, 2012  Turizm Gazetesi - Turizm Tatil Seyahat.com

     http://www.turizmtatilseyahat.com/baracuda-tour-mahkemeye-basvurdu-belge-iptaline-tepkiler-suruyor-23247.htm#.UB3w8vP0DIg.facebook

    Baracuda Tour Yönetim Kurulu Başkanı Cem Polatoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Turizm Belgeleri”nin iptal edilmesinin ardından konuyu adli makamlara taşıyıp, kararın iptali için ilgili yerlere başvurduklarını açıkladı.

    30 yıldır turizm sektöründe olduğunu belirten Cem Polatoğlu “Eski şirketim Prontotour ve güncel şirketim Baracuda Turizm bünyesinde sorunsuz binlerce turlar yaptık, yüzbinlerce kişiye hizmet verdik, vermeye de devam ediyoruz. Biz Baracuda Tour olarak, seyahat amacı ne olursa olsun yurtiçi ve yurtdışında sadece ve sadece turizm hizmeti verdik” diye konuştu.

    KÖŞE YAZARLARININ TEPKİSİ İÇİN TIKLAYIN

    Polatoğlu, yurt dışında konser, maç izlemek, kalp ameliyatı olmak isteyen müşteriler olduğu gibi kürtaj yaptırmaya giden müşterilerinin de talebi olduğunu dile getirerek şunları söyledi:

    “Kendilerinin muhatap olduğu’ doktor ve hastanenin bulunduğu ülkeye otel, uçak, transfer, şehir turu, rehberlik talepleri müşterilerimize sunulmuştur. Müşterilerimiz maç izlemek için tura katılıyorlarsa o turun adı ‘maç turu’, konser için gidiyorlarsa ‘konser turu’ ama kürtaj olmak için gidiyorsa onun adı da ‘kürtaj turu’dur. 30 senedir, tek bir yolcumuzu sokakta bırakmış mıyız? Otelleri, Havayollarını mı dolandırmışız? Rehberlerin parasını mı ödememişiz? Müşterilerin paralarını mı alıp kaçmışız? Tek bir senedimiz, çekimiz mi dönmüş? Bahsi geçen hangi etik kuralını yıkmışım?”

     

     

    11.08.2012
  • ŞOK..ŞOK..BARACUDA TOUR'UN BELGESİ İPTAL EDİLDİ..

    01 Ağustos 2012 Çarşamba - NİLGÜN ATAR - Turizmhaberleri.com-
    ÖZEL HABER

    Turizm sektörü şokta...Türk turizmine büyük emek veren 30 yıllık seyahat acentası Baracuda Tour'un belgesinin iptal edildiği Bakanlık tarafından açıklandı.. İşte iptalin nedeni ve Polatoğlu'nun ilk açıklamaları...

    Uzun yıllardır İnternet ve ulusal basında turizme yönelik köşe yazıları ve haberleri yayınlanan Baracuda Tour'un sahibi Cem Polatoğlu'nun; bir süre önce “Kürtaj Dahil '' 299 Euro '' başlıklı yazısı yayınlanmıştı. Yasakların yeni turizm çeşitleri doğurduğunu yazısında vurgulayan Polatoğlu; Kürtaj ve Sezeryan Turizmine yönelik görüşlerini açıkladığı yazısı nedeniyle seyahat acentasının belgesinin iptal edilmesi karşısında büyük bir şok yaşadığını bildirdi.

    Türk turizmine 30 yılını veren Cem Polatoğlu ile en son EMITT Fuarı'nda görüşmüş ve çok dinamik bir röportaj gerçekleştirmiştik. 24 Şubat tarihli röportajda 2012 sezonu öngörüleri ile ilgili bölümü tekrar okuyunca hayatın büyük sürprizlerden ibaret olduğunu bir kez daha anladım. Bakın röportajın son bölümünü nasıl noktalamışız :     
     
             2012'DE HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK.. 
             Son olarak Polatoğlu'na 2012 turizm sezonu öngörülerini soruyorum.. En ciddi konuları bile yüzünden hiç eksilmeyen
             tebessümü ile anlatan Polatoğlu; '' 2012 sezonunda herşey çok güzel olacak '' diyor tek cümlede. Ve sohbetimizi bu güzel dilekle noktalıyoruz.
              Bu röportajğn tamamı için tıklayınız:        www.turizmhaberleri.com/Haberayrinti.asp?ID=22394


    Bu gün 2.8.2012...
    Polatoğlu muhtemelen sabah normal bir güne uyandı ama 30 yıllık meslek hayatı bir anda değişti..
    POLATOĞLU :ŞAŞKINIM, ŞOKTAYIM...BELGEMİN İPTAL EDİLDİĞİNİ İNTERNET GAZETELERİNDEN ÖĞRENDİM..
    Cem Polatoğlu yaşadıkları ile ilgili turizmhaberleri.com 'a şu açıklamalarda bulundu:
    '' 30 yıldır turizm sektörün içindeyim. Hem seyahat acentası hem turizm yazarı olarak..Şimdiye kadar tek yolcum kapıda kalmadı, hiç kimseyi dolandırmadım, rehberler ve otelcilerden yaptığım işler nedeniyle tek bir şikayet almadım, geri dönmüş tek bir çekim senedim yoktur. Hal böyle iken gazeteci kimliğim ile yazdığım bir yazı nedeniyle acenta belgemin iptal edildiğini internet haber sitelerinden öğreniyorum. Ne Bakanlıktan ne de Türsab'tan en ufak bir ikaz, uyarı dahi yapılmadı bana. Hatta şu ana kadar resmi bir yazı bile gelmedi..Şaka gibi şu yaşadıklarım. Ayrıca yazıya konu olan bir kürtaj turizmi de yapmış değilim.. Ama yasaklar nedeniyle böyle bir turizm çeşidi olabileceğini yazımda belirttim. Bunda ne kötülük var?.. Şu an için ne yapacağımı bilemiyorum. 30 yıldır emek verdiğim mesleği yapamaz hale geldim. Resmi yazıyı bekliyorum. Başaran Ulusoy'u defalarca aramama rağmen telefonlarıma cevap vermiyor ''dedi.
    09.08.2012
  • Turizm ve Faşizm

    07 Ağustos 2012 (Salı) - HABERİN ASLINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ : http://www.turktime.com/yazar/Turizm-ve-Fasizm/12074 

    GÖNÜL SARAY  

    Dünyadaki tüm demokratik iktidarlar Turizm’i “altın yumurtlayan tavuk” olarak kabul edegelmişlerdir.

    Turizmin, döviz kazanımının “Merkez Bankası” olduğu gerçeği bizde 70’li yıllarda keşfedilmiş, 1972’de çıkarılan bir kanunla TÜRSAB’ın(Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) kurulması ile birlikte; gerektiğinde iktidarlara  yol gösterecek, gerektiğinde baskı yapacak, gerektiğinde mücadele edecek “Sivil Toplum” ayağı da tamamlanarak, sektörün hızla yükselmesi süreci başlatılmıştır.

    Turizm ve Faşizim hiç bir zaman uyuşamamış, insanlar faşist ve baskıcı uygulamaları ile bilinen ülkelerin cennet kumsalları yerine, demokratik ülkelerin çöllerini yeğlemişlerdir.

    “Yasaklarla, Turizm” insan psikolojisinde, genellikle birbirlerinin tersine çalışmışlardır.

    Suudi Arabistan’a giden kadın Turist sayısı hemen hemen hiç yoktur, çünkü yalnız seyahat eden kadına ülke vize bile vermez.

    Ya da koyu Komunizm döneminde olduğu gibi, Turizm Acentaları, Rusya ve Doğu Bloku üyelerine seyahat edebilecek turisti hem bulmakta, hem de bürokratik işlemlerin uzunluğu ve imkansızlığı nedeniyle zorlandıkları için, Turistik turlar yapılamamıştır.

    Yapılsa bile, zorlu, pahalı ve korkulu olduğundan, kayda geçmeyecek kadar az sayıdadır.

    Turistik seyahatlerin insan boyutunda kısaca; huzur, mutluluk, güven ve ihtiyaçlar vardır.

    Küresel sermayenin egemen olduğu, liberalizmin zaferini ilan ettiği günümüzün dünyası boyutunda ise, yasakların yeni iş alanları yaratacağı, ekonominin temel kuralıdır. Zira “talep varsa, arz” da vardır.

    Türkiye’de son 30 yılın iktidarlarınca alınan her yasakçı karar veya eziyet uygulamalarının  Turizm acentalarının işine yaradığını, TÜRSAB’ın hükümetlere yasaklamaların kalkması için baskı yapacağı yerde, göz yumduğunu hepimiz yakından biliyoruz.

    Anneler babalar, üniversite kazanamayan çocuklarını en ucuz yoldan yurt dışına göndermek için bu işi yapan acentalarının kapısında beklemiyorlar mı? Bunun için bu ülkede her yıl “yurt dışı eğitimi, özel ihtisas fuarları” düzenlenmiyor mu?

    Kumarhanelerin “özel bir iki serbest bölgede” faaliyet göstermesi yerine, tümden yasaklanmasıyla, Kıbrıs, Bulgaristan, Romanya gibi onlarca ülkeye kumar turizmi yapılmıyor mu?

    Büyük şirketlerin, her ne hikmetse tümü erkek olan bayilerini, “moral turları” adı altında götürdükleri  yurt dışı gezilerinde, Avrupa ülkeleri değil de, Tayland, Singapur gibi küçük kızların serbestçe kullanıldığı ülkeleri t ercihleri, çoğumuzun midesini bulandırmıyor mu?

    TÜRSAB kendi üyelerinin yıllardır, daha niceleri sayılabilecek yalnış hükümet kararları üzerinden para kazanmalarını tercih ederek ve yasakların ülkeye kaybettirdiği milyarlarca doların hesabını sormamayı yeğleyerek, “Sarı STK” sıfatını hak etmektedir.

    İşin üzücü yanı ulusal basınımız da; lisansı üç saatte iptal edilen Barakuda adlı seyahat acentası sahibi Cem Polatoğlu’nun feryadına sessiz kalarak, TÜRSAB ve hükümet yanlısı bir tutum izlemeyi tercih etmektedir. AKP iktidarının korku yönetimini; “bana dokunmayan yılan, bin yaşasın” misali, aynen TÜRSAB gibi zımnen desteklemektedir.

    Binlerce Turizm Acentası, sus pus. Meslektaşlarına yapılanlar konusunda; THY’nin bir avuç işcisinin aylardır gösterdikleri dirençte olmalarını ummak, iş dünyasına korku salan bu iktidar döneminde beklenmese de, bir kaç beyanat duymak toplumsal hakkımızdı.

    AKP, Muhalefet kanadına da güçlü bir koz vermiş oldu. Bakalım özellikle kadın milletvekilleri bunu kullanabilecekler mi?

    Cem Polatoğlu ile hiç tanışmadım.

    Ancak “kürtaj” yasağı nedeniyle; yeni bir “kürtaj turizmi” çeşidinin doğacağına dair, biraz da dalga geçerek yazdığı köşe yazısındaki tespitlerinin altına imzamı atarım.

    Sahibi olduğu Turizm acentası bu işe kalkışmış mı?

    Hayır.

    Gazete ilanları vermiş mi?

    Hayır.

    Yıllardır yaptığı turizm faaliyetleri nedeniyle, TÜRSAB veya Turizm Bakanlığından herhangi bir ihtar, kınama v.b bir ceza almış mı?

    Hayır.

    Suçu; düşünmek ve yetkilileri uyarmak.

    Bence Cem Polatoğlu’nun şirketinin kapatılmasına sevinmesi gerekir.

    Düşünce cezasının yeri, Silivri ne de olsa. 

    09.08.2012
  • TÜRSAB BAŞKANI ULUSOY, BARACUDA TOUR'UN BELGESİNİN İPTALİNİ DEĞERLENDİRDİ

    03.08.2012 / 13:35:45  (http://www.turizmdebusabah.com/haberler/tursab-baskani-ulusoy,-baracuda-tourun-belgesinin-iptal-edilmesini-degerlendirdi-61850.html#)

    TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Baracuda Tour'un işletme belgesinin iptal edilmesini değerlendirdi. Ulusoy, "Kanunun bana verdiği yetki ile 30'uncu maddeyi işletmekten başka çarem yoktu. 30'uncu maddeyi işlettim ve disiplin kuruluna sevk ettim. Konu kapanmıştır" dedi.

    Cnbce'de yayınlanan Finans Cafe programına katılan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

    BARACUDA TOUR KONUSU KAPANMIŞIR

    Baracuda Tour'un kapanmasına neden olan "Kürtaj turları"na da değinen Ulusoy, konuyla ilgili "Serbest piyasa ekonomisine inanan liberal, batı düşünce yapısına sahip bir insanım. Çok seslilikten yanayım. Ama çok seslilik demek aykırılık anlamına gelmez. Kanunun bana verdiği yetki ile 30'uncu maddeyi işletmekten başka çarem yoktu. 30'uncu maddeyi işlettim ve disiplin kuruluna sevk ettim. Konu kapanmıştır" diye konuştu.

    "BİR DAHA ADAY OLMAYACAĞIM"

    Cem Polatoğlu'nun, kendisine rakip olmasını engellemek için bu yola başvurduğuna dair iddiasını da yanıtlayan Ulusoy, "Arkadaşımız bir çocukluk yapmıştır, evvela bunu kabul etmelidir. Benim rakibim olduğunu söylemiş ama benim bu yıl başkanlıktaki son yılım. Bir daha aday olmayacağım. Şahsen benimle ilgili eleştirileri varsa bana dava açabilir" değerlendirmesinde bulundu.

    09.08.2012
  • Turizm Bakanlığı Baracuda şirketinin lisansını “ahlaka aykırı davranmak” suçlamasıyla sorgusuz sualsiz iptal ediyor ...

    04 Ağustos 2012 Cumartesi - GAZETE VATAN - Can Ataklı (Paşa’nın Ergenekon misyonu bitti başlıklı yazının devamında yer almaktadır) (orjinal yazısı için tıklayınız : http://haber.gazetevatan.com/Haber/470726/1/Gundem ) SAYIN TURİZM BAKANI BUNU NASIL YAPARSINIZ ? AKP iktidarı ile Türkiye’de bir ilk daha yaşandı. Turizm Bakanlığı tamamen “ahlakçı” zihniyetten yola çıkarak bir turizm şirketini sorgusuz sualsiz kapattı. 33 yıllık bir turizmcinin ve yanında çalışanların iş hayatına son verdi. Olay şu: Cem Polatoğlu 33 yıldır turizm sektöründe. Daha önce Prontotur’u yönetiyordu şimdi de Baracuda turizmin sahibi. Daha çok kültür ve egzotik turlar düzenliyor. Vietnam, Kamboçya, Transilvanya, Phuket gibi yerlere tur paketleri hazırlıyor. Polatoğlu’nun yazı geçmişi de var. Bir dönem Cumhuriyet’te turizm yazıları yazdığı gibi kendisine ait internet sitesinde de yazılar yazıyor. Hükümetin kürtajı yasaklamaya çalışması üzerine kendi ifadesiyle “ironik” bir yazı kaleme alıyor. Yasaklamalarla bir yere varılamayacağını, yasaklanan şeyin “korsan”laşacağını belirtiyor ve örneğin kumarhanelerin yasaklanmasından sonra turizm şirketlerinin kumarhane olan yerlere turlar düzenlediklerini ve milyonlarca kişinin bu yolla kumarhanelere gittiğini anlatıyor ve sözü kürtaja getirerek “Bu yasakla birlikte Kuzey Kıbrıs, Kırım, Bosna ve diğer yakın komşularımıza Kürtaj ve sezaryen turları artacak gibi görünüyor. Araştırmalara göre Kırım’da anlaşmalı olduğumuz bir hastanede işlemler yapılmak kaydı ile 3 gece 4 gün turumuz “kürtaj dahil” 299 euro olarak satışa sunulabilir” diyor. Bu yazı kimi gazetelerde yayınlanıyor. Bakanlık da ifade ve savunma bile almaya gerek görmeden Baracuda şirketinin lisansını iptal ediyor. Peki bu kadar sert kararın arkasında acaba ne var? Polatoğlu, “Tahminime göre TÜRSAB Başkanı ile olan sürtüşmemiz etkili oldu” dedi. Polatoğlu iki dönem TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’a karşı aday olmuş. Ulusoy bundan çok rahatsızmış. Yazısını da şikâyet ederek “Ahlaki değerlerimizi ayaklar altına aldığını ayrıca Türkiye’nin imajını bozduğunu” ileri sürmüş. Turizm Bakanlığı da Baracuda şirketinin lisansını “ahlaka aykırı davranmak” suçlamasıyla sorgusuz sualsiz iptal etmiş. İnanılır gibi değil. Burası bir hukuk devleti mi yoksa muz cumhuriyeti mi? Hele bu hukuksuz kararı adında “kültür” geçen bir bakanlık alıyorsa, varın düşünün Türkiye’nin ne hâle geldiğini.
    08.08.2012