Alaçatı Mahalle Değil İLÇE Olsun İmza Kampanyası

201 kişi imzaladı. Hedef 10.000 imza!

Alaçatı mahalle değil İLÇE olsun
Sayın Yetkililer, Bizler Alaçatı'nın İlçe olmasını istiyoruz. Alaçatı… Başka bir ülkeye geldiğiniz hissini uyandıran taş evleri, sakin sokakları, mavi sularında salınan sörfleri, kafeleri, butik otelleri, hiç yorulmadan dönüp duran yel değirmenleriyle son yılların dünyaca ünlü turizm merkezi. Dünyanın sayılı sörf merkezleri arasında bulunan Alaçatı bundan 10 sene önce pek de bilinmezken, 2000’li yılların başından itibaren hızlı ama düzenli bir yükselişe geçti. Bu yükseliş model olarak gösterildi. Çünkü turizm cennetlerinin gözde olmasıyla birlikte başlayan curcuna Alaçatı’da öne çıkmadı. Belediyenin korumacı anlayışla getirdiği ‘Alaçatı Yasa’ları, Alaçatı’yı korudu. Planlı gelişen, kuralları bozulmayan bir cennet oldu. Plastik masadan tutun da renkli şemsiyeye, yüksek sesli müziğe, hanutçuluğa kadar birçok şey Alaçatı’nın olmazları, taviz verilmeyen özellikleri olarak kabul edildi. Gereğini arz ederiz. Saygılarımızla Alaçatı Sevdalıları

Kampanyanı Başlatan

Alaçatı Sevdalıları

22 Nisan 2019

Kategori

Belediyeler

Güncel İmzalar

Yorumlar

ÇÜNKÜ ALAÇATIMA BU YAKIŞIR..

NAZLI K.

15 Eki 2012

alaçatımıza dokunmayın başka birşey istemiyoruz.

KEMAL T.

14 Eki 2012

ALAÇATI BUNU HAKEDİYOR...

ERKAN D.

12 Eki 2012

alaçatı ilçe olmalı başka söze gerek yok...

yahya ö.

12 Eki 2012

Alaçatı, Side ve benzeri kentlerimiz mahalle değil ilçe olsun...

A.Kadir A.

12 Eki 2012

alaçatı mahalle değil ilçe olsun

özlem k.

12 Eki 2012

BU ALAÇATININ HAKKI

havva k.

12 Eki 2012

İlçe olmalı...

Miles

11 Eki 2012

Dünyanın en önemli sörf merkezi ve cennet tatil beldesi mahalle olamaz...

Arzu G.

11 Eki 2012

Alaçatı'mız ilçe olsun....

Refika G.

11 Eki 2012

alaçatı ilçe olsun mahalle değil bence ev ev gezip imza istemek gerekir bunu bilkmeyen bir çok insan var bilgilendirmek gerekir insanları

serkan u.

10 Eki 2012

Alaçatı ilçe olursa belki temiz olur ilçe olmasına cani gönülden katılıyorum

Güngör K.

05 Eki 2012

Biz Acaroğlu ailesi olarak 4 kişi kaydımızı aldırdık, Tüm Alaçatı'da yaşayanlarında aldırmasını bekliyoruz. İşlem çok kolay

AHMET A.

04 Eki 2012

Evet sevgili arkadaşlar kampanyamız tam gaz devam ediyor dün itibari ile sevgili Kurabiye Otel ailesinden Mehmet Ali, Perihan Akbulut ve yeni nişanlı kızları 3 kişi olarak kayıtlarını Alaçatı'ya aldırdı. İşlem çok kolay kiracıysanız kontrat, ev sahibi iseniz veya otel sahibi iseniz tapunuzla müracat ediyorsunuz toplam 2 dakikanızı alıyor. Çeşme nüfüs müdürümüz işlemlerimiz olana kadar çayımızıda ikram ediyor. Herkes üzerine düşeni yapsın lütfen.

AHMET A.

04 Eki 2012

ilçe olsun

AHMET A.

04 Eki 2012

ilçe olalım

MEVLÜT A.

04 Eki 2012

ilçe olalım

Ahmet A.

04 Eki 2012

İLÇE OLACAĞINA ADIM KADAR EMİNİM.

ALPASLAN K.

04 Eki 2012

Bu doğal güzelliği korumak ve tanıtmak adına Alaçatı'nın ön plana çıkartılması gerektiğini düşünüyorum...

Aycan K.

03 Eki 2012

alaçatı ülkemize çeşmeden daha fazla gelir getiriyor özellikle surf sayesinde. bu yuzden çeşmenin mahallesi olmamalı.

hande i.

03 Eki 2012

Alaçatı'mız ilçe olmayı fazlasıyla haketmektedir...

Nil Ü.

02 Eki 2012

ALAÇATININ DAHA GELİŞEBİLMESİ İÇİN İLÇE OLMASI ŞART...

HATİCE İ.

02 Eki 2012

alaçatı bu vasfı fazlasıyla hak ediyor.ARTIK İLÇE OLALIM !!!

mehmet k.

02 Eki 2012

alaçatı ilçe olsun çoçuklarımızın geleceği için.

ferda a.

01 Eki 2012

alaçatıda yaşıyorum ve ilçe olmasını istiyorum

gokhan ı.

01 Eki 2012

Alaçatı mahalle değil ilçe olsun.

Serenay Ç.

01 Eki 2012

ALAÇATI AŞKTIIIIR!!

Mert S.

30 Eyl 2012

böylesi güzel bi tatil beldesinin ilçe olmasını düşünüyorum

ömer f.

30 Eyl 2012

Eskiden Alaçatımızı beğenmeyip taş kupası olduğunu söyleyenler Alaçatımızın özel olan insanlarını korudu binalarının yarattığı farklığı fark ettikten sonra alaçatımızı makalle yapmak istiyorlar alaçatımız böyle güzel olmasaydı mahalle yapmak istemezlerdi. ESKİDEN ALAÇATININ VARLIĞINDAN HABERDAR DEĞİLLERDİ.bİZİM alaçatımız zaten bir çok mahallessi olan bir cennet belde değil mahalle olmayı ilçe olmayı çoktan hakketti.Alaçatımız çeşmeden eski bir belediye ALAÇATI TEK BAŞINA BİR MARKA kimsenin ist

PERVİN U.

30 Eyl 2012

Alaçatı ilçe olmayı hakediyor.

Özgün G.

30 Eyl 2012

Alacati su an oldugu gibi kalmali cunku Cesme'ye baglanirsa ne istidam ne de bir baskan imkan yok yetisemez. Cesme hali hazirda zaten yetisemiyor hicbir seye

aytul k.

30 Eyl 2012

Alaçatı ilçe olacak !

Barış E.

30 Eyl 2012

Alaçatı'ya ilçe olmak yakışır, çeşmenin mahallesi olmak değilll....

ulas b.

30 Eyl 2012

alaçatı ilçe olsun

ahmet m.

29 Eyl 2012

geç bile kalınmıştır. yeni belirlenecek sınırlaryla daha da belirgin bir gelişmeye ihtiyacı vardır.

yaşar m.

29 Eyl 2012

Alaçatı mahalle değil İLÇE olsun

Tuğçe Ö.

29 Eyl 2012

Bence Alaçatı İlçe olabilecek bir potansiyele sahip yetkililerin bunu dikkate alması lazım.

Kamil E.

29 Eyl 2012

biz il olmayı hak ediyoruz

muammer ö.

29 Eyl 2012

Doğduğum bu eşsiz güzel yer türkiyenin turizm baŞkenti ilÇe olabılır

aycan b.

29 Eyl 2012

Alaçatı çok kıymetli,değerini bilelim...

Remziye D.

29 Eyl 2012

ALAÇATIYI TESLİM ALAMAYACAKSINIZ

ÜMİT Ş.

29 Eyl 2012

alacatıya yakışır

cafer s.

29 Eyl 2012

Alaçatıya dokunmayın

Fatma d.

29 Eyl 2012

Alaçatı'yı mahalle yapcak adamın aklını alırız herkes bunu böyle bilsin!

EMRE S.

29 Eyl 2012

Alaçatı mahalle olamaz,olmayacakta !

Ercan Y.

29 Eyl 2012

alaçatı için....

tarkan e.

29 Eyl 2012

destekliyorum

ibrahim k.

29 Eyl 2012

Alaçatı'nın Belde konumundan mahalleye dönüşümü projesi tam bir siyasi düşüncedir.farklı bir özelliğe sahip oluşu ülkemizde ve dünyada bilinen bu beldenin İLÇE olmasını beklerken siyasi nedenlerden ötürü mahalleye dönüştürlme düşüncesi tam bir haksızlık ve hukuksuzluk..yetkililerden daha sağduyulu kararlar bekliyoruz..alaçatıya kıymayın efendiler..saygılarımla.

Hikmet y.

29 Eyl 2012

alaçatımıza dokunmayın lütfen

salih k.

29 Eyl 2012

Umarım çabalarımız güzel sonuc verir.

GÖKHAN D.

29 Eyl 2012

Hemen Paylaş, Kampanyanın Gücüne Güç Kat!

TikTok gibi uygulamalarda paylaşmak için "Linki kopyala" butonunu kullanın.

Haberler / Güncellemeler

  • Alaçatı
    28.12.2013
  • Alaçatı
    28.12.2013
  • Alaçatı
    28.12.2013
  • Alaçatı
    28.12.2013
  • Alaçatı mahalle değil ilçe olsun

     

    Alaçatı… Başka bir ülkeye geldiğiniz hissini uyandıran taş evleri, sakin sokakları, mavi sularında salınan sörfleri, kafeleri, butik otelleri, hiç yorulmadan dönüp duran yel değirmenleriyle son yılların dünyaca ünlü turizm merkezi.
     
    Dünyanın sayılı sörf merkezleri arasında bulunan Alaçatı bundan 10 sene önce pek de bilinmezken, 2000’li yılların başından itibaren hızlı ama düzenli bir yükselişe geçti. Bu yükseliş model olarak gösterildi. Çünkü turizm cennetlerinin gözde olmasıyla birlikte başlayan curcuna Alaçatı’da öne çıkmadı.
    Belediyenin korumacı anlayışla getirdiği ‘Alaçatı Yasa’ları, Alaçatı’yı korudu. Planlı gelişen, kuralları bozulmayan bir cennet oldu. Plastik masadan tutun da renkli şemsiyeye, yüksek sesli müziğe, hanutçuluğa kadar birçok şey Alaçatı’nın olmazları, taviz verilmeyen özellikleri olarak kabul edildi.
     
    33’üncü ilçe olalım
    Ancak bugünlerde Alaçatı’da bir hareket, bir itiraz var. Önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi beklenen, 13 ilin büyükşehir ilan edilmesini de içeren Büyükşehir Yasa Tasarısı, Alaçatı’yı hareketlendirdi. Son yasa tasarısında Çeşme’ye bağlanacağı konuşulan Türkiye’nin dünya turizmde marka haline gelen beldesi Alaçatı, İzmir’in 33’üncü ilçesi olmak için harekete geçti.
    Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, beldenin sekiz yılda geldiği noktaya dikkat çekerek, ilçe olmayı çoktan hak ettiklerini söyledi. Yaz nüfusunun 150 bine ulaştığını belirten Dalgıç, “Yasa çerçevesinde yaklaşık bin 21 belediye kapatılacak. Biz de bu süreçte Alaçatı niye ilçe olmalı diye anlatmaya çalışıyoruz. Alaçatı, Side, Göcek, Belek, uluslararası marka olma değeri taşıyan beldeler. Ülkenin tanıtımı için itici güç olanların kapatılmamasını söylüyoruz. Bunları anlatmaya çalışıyoruz hükümet nezdinde de” dedi.
     
    Yapılanlara yazık olacak
    İlçe olmak istediklerini kamuoyuna anlatmaya devam edeceklerini kaydeden Başkan Dalgıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alaçatı’da da herkes, sivil inisiyatiften siyasal kesimlere, vatandaşa kadar bu işin arkasında. Alaçatı, kaçak yapılaşmanın olmadığı, butik otelleri, restoranları, taş evleri, yel değirmenleri, festivalleri ve binlerce dönüm turizm gelişim alanlarının yanı sıra aynı çapta turizm yatırım alanlarının bunulduğu bir yer. Port Alaçatı Projesi de dahil, rüzgar sörfü için dünyanın en gözde merkezi olması ve diğer artılar gözetildiğinde Alaçatı kesinlikle ilçe olmayı hak ediyor. Özel ya da kamuda kimseye de tek kuruş borcumuz yok. 30 odadan 3 bine çıkan konaklama kapasitesiyle Alaçatı, gelişiminin yüzde 40’ını tamamlama aşamasında. İlçe olursak bu gelişim şahlanır ve Türkiye’de örnek oluruz. İlçe adayı yerleşim merkezleri, model olarak alabilecekleri bir yapıyı görürler. Hatta mevcut ilçeler bile bizim izlediğimiz yolda ilerleyebilir. Bu örnek, turizmci için büyük bir fırsat. Eğer başka bir belediyenin mahallesi konumuna düşersek tüm bu yapılanlara yazık olacak ve bir marka kaybetmiş olacağız. Kapatılırsa Türk turizmi büyük emeklerle elde edilmiş uluslararası üne sahip bir merkez ortadan kaldırılmış olacak. Bu, markalaşma sürecini
    hızla devam ettiren bir ismin yok olması demek. Ülke ve İzmir turizmi için bir kayıptır. Demokrasinin de temel kuralı yerinde yönetimdir.”
     
    Alaçatı kanunları
    Bu kanunlara göre; Alaçatı’da sabaha kadar yüksek sesli müzik yayını yapan bar veya diskotek yok, sokaklarda canlı klasik müzik dinletileri var. Akşam yemeğinizi yerken duyacağınız, melodileri rüzgârın taşıdığı arp ve keman konserleri var. Plastik sandalye ve masalar yok, güzel sanatlar fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanmış hepsi birer sanat eseri olan dükkan tabelaları var. Dünyaca ünlü heykeltıraşların katıldığı çalıştaylar ve meydanlarda onların ortaya koydukları eserler var. Her dükkanın, restoranın önünde mutlaka çiçek var. Geçmişleri yaklaşık 100-150 yıllık, öteden beri çok iyi korunmuş ve şimdi de korunan bin 300 taş ev var.
     
    Banu ŞEN / Hürriyet
     
    28.09.2012