Anne Sütü Bankası DİNİ SİLME Projesidir! Buna "HAYIR" Diyoruz! Hedef 10.000 İmza İmza Kampanyası

80 kişi imzaladı. Hedef 10.000 imza!

Anne sütü bankası DİNİ SİLME  projesidir! Buna "HAYIR" diyoruz! Hedef 10.000 imza!
<p><b><i>Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit sert bir şekilde karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi.</i></b></p><p><b><i>Projeye şiddetle karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit, Adapazarı’nda başına gelen olayı şöyle naklediyor: “Adam üç çocuktan sonra evlendiği hanımının süt kardeşi olduğunu anlamış ve müftüye gitmiş. Müftü, ‘Boşanmalısın’ diyemediği için bana göndermiş adamı. ‘Ben karımı çok seviyorum, ne yapmalıyım?’ diye sordu. ‘Defol karşımdan, hemen boşan’ dedim. Adam, ‘Boşanmayacağım’ diye tutturdu. Buyurun cenaze namazına. Böyle bir şey vuku bulursa, bunun vebali bu uygulamaya start verenlerindir.”</i></b></p><p><b><i>Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi.</i></b></p><p><b><i>Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için binbir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu.</i></b></p><p><b><i>Avrupa Birliği’nin kapısında 50 senedir bekletilen Türkiye’nin din olgusundan dolayı asla kabul edilmeyeceğini belirten Akşit, “Bizim tarihten gelen, İslam’dan gelen mayamız var. Bunu bozmadan kesinlikle almak istemiyorlar. Şimdi bunlardan birisi de Süt Bankası meselesi. Avrupa kanunlarında Süt Kardeşle evlenilemez diye bir şey yok. Bizim medeni kanunumuzda da yok. Ama biz 75 milyon Müslümanız. İnsanlar sarhoş olsalar, günahkar olsalar bile mayasında ehli sünnet inancı var, Allah inancı var. Bir itirazı yok. İşte bu duvarı yıkmak istiyorlar. Bizim inancımıza göre bir çocuk iki yaşını doldurmadığı zaman bir kadının sütünü bir yudum bile içerse öz çocuğu gibi olur. Bu sütü memesinden emmesi fark etmez, sağdılar şişeye çocuk içti fark etmez, bir ay iki üç ay buzdolabına koydular fark etmez. Bir yudum bile içse süt kızı. Süt oğlu olur. Yani, inancımıza göre o kadının diğer çocuklarıyla kardeş olur, evlenemez yani. Bir annenin öz oğlu, öz kızı kiminle evlenemezse, süt çocuğu da onunla evlenemez. Süt emmek yasak değildir, emzirmek yasak değildir. Kimin sütünü emdi, ne zaman emdi? Hiç karışmayacak şekilde kesin bilincek şekilde tesbit etmek lazım” açıklamasını yaptı. “Bu tesbitin yapılacağını söylüyorlar, olabilir mi?” şeklindeki sorumuza ise Akşit, “Kesinlikle yapamazlar. Mümkün değil. Ben yıllarca avukatlık yaptım. Hastaneye gidiyoruz, kanımızı test edin diyoruz, başka bir şey çıkıyor. Adam erkek, laboratuardan, “Hamilesin” sonucu çıkıyor. Bizim tesbitlerimiz bu kadar gevşek. Adam yorgun akşama kadar uğraşmış, fark edemiyor. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyetinde din sorulmaz, iman sorulmaz. Eskiden nüfus kağıtlarında İslam diye yazıyordu. Kaldırdılar. Şimdi inançsız insanlar da var, inanç düşmanı insanlar da var, memur olabiliyorlar. Hemşire oluyor, doktor oluyor. Bu adam da kasten bunu karıştırabilir. Bu olmadı diyelim, adam yorgun “Bu çocuk bu kadını emdi?”, “Süt verdik” diye nasıl tesbit edecek. Nasıl bunun önüne geçecekler. Banka kuracaklarmış. Kadınların sütünü burada toplayacaklar, hangisinin kime verildiğini nasıl tesbit edecekler? Hangi kadından emdiği nasıl bilinecek? Bu nasıl unutulmayacak? Kardeşi kardeşle evlendirecekler. Bizim kökümüze dinamit koymaktır. Geçen günlerde Avrupa Birliği Komisyonundan birisi geldi ve dedi ki, “Kadın konusunda çok gerisiniz”. Bu halinizle almayız diyor” açıklamasını yaptı.</i></b></p><p><b><i>Akşit, Adapazarı’nda başına gelen bir olayı da şu şekilde nakletti: “Adam müftülüğe gitmiş. Süt emdiği annenin kızlarından birisiyle evlendiğini yıllar sonra fark ettiğini söylemiş. Müftü, “Boşanın” diyememiş, bana göndermiş. “Benim üç çocuğum var, üç çocuktan sonra, seneler sonra, karımın süt kardeşim olduğunu anladım” dedi. “Defol” git şurdan dedim, derhal ayrılacaksın. Adam dedi ki, “Ben karımı çok seviyorum, ayrılmayacağım”. Buyurun cenaze namazına” Bu adam Müslüman, bana soruyor, Allah’tan korkuyor, bunu nasıl çözeceğimi soruyor. Bu bizi yıkar, içimizi boşaltır. Yapamayacağı şeyi niye söylüyorsun. Eğer bunu yaparsa, o çığırdan gelen bütün yanlışların günahını omuzlanır” Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar bütün pislikler onun vebalidir. Peygamberimizin düsturu budur”</i></b></p><p><strong><i>“Sütler karışırsa felaket olur ve telafisi olmaz”</i></strong></p><p><b><i>Gazetemiz yazarı ve Yolava Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, “İslam fıkhının 5 temel özelliğinden bir tanesi nesli koruma altına almaktır. İslam dini anne sütüne ve sütkardeşliğine çok önem vermiştir. Eğer anne sütleri karışırsa bu bir felaket olur ve telafisi olmaz. Çünkü çocuğun midesinden anne sütünden bir başka süt geçtiği an İslâm hukuku devreye girer ve o kaideler uygulanır. Çocuğun sütanneleri karışmış olur” dedi.</i></b></p><p><strong><i>Gözler İzmir’de</i></strong></p><p><span style="line-height: 1.45em;"><b><i>Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün sabah partisinin il yönetimi ve ilçe başkanlarıyla İzmir Gaziemir’de kahvaltı yapacak. Bakan Müezzinoğlu, kahvaltı sonrası Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde Süt Bankası’nın açılışını da yapmayı planlıyor.&nbsp; Gelen tepkileri kulak arkası eden Müezzinoğlu, son dakikada geri adım atmazsa yakın tarihin en önemli ifsad çalışmasına da imza atmış olacak.</i></b></span></p><p><a href="http://www.milligazete.com.tr/haber/Dini_silme_projesi/276005#.UTm1vRwvlWI"><b><i>http://www.milligazete.com.tr/haber/Dini_silme_projesi/276005#.UTm1vRwvlWI</i></b></a><br></p>

Kampanyanı Başlatan

SALİHA HACER SAV

22 Nisan 2019

Kategori

Siyaset

Güncel İmzalar

Yorumlar

Sütü yoksa içmesin.Herkesin rızkı ne ise o kadar olur.Sütü içecek diye Allah\'ın emrine mi itaatsizlik edeceğiz.Saygılar...

Büşra A.

04 Haz 2013

Atacağımız her adımda Dine uygun olup olmadığını iyice araştırmalıyız. Hem \"Vesile olan, yapan gibidir.\" Bence kimse böyle bir vebalin altına girmek istemez. Gereğinin yapılmasını bekliyoruz.

Feriha i.

01 Nis 2013

niyet ne olursa olsun süt bankası gibi nesli bozacak her türlü girişime kesinlikle karşıyım...

serap h.

22 Mar 2013

kesinlikle yanlış buluyorum,bunu yapmak isteyenler bu vebalin altına girmeye korkmuyorlarmı.sakin kafayla bir daha düşünsünler...

fatma ş.

15 Mar 2013

Zina serbest oldu birde süt kardeşlerin evliliği bunların getirmeye çalıştığı nesile ne denir acaba..

Süleyman U.

14 Mar 2013

ALLAH (C.C) yasakladığı bir şeye evet diyecek halimiz yok herhalde

yusuf d.

13 Mar 2013

kesinlikle karşıyız karışıklık çıkmasın lütfen yapılmasın

Himmet G.

13 Mar 2013

MÜSLÜMAN BİR DEVLETTE İLERİDEKİ KARIŞMALARI NESİL BOZUKLUKLARI OLABİLİR VELEDİ ZİNA ÇOCUK BİLİNÇSİZ GERÇEKLEŞEBİLİR O YÜZDEN KARŞIYIM

samet g.

13 Mar 2013

hükümet derhal bu olaya dur demeli avrupalı olacaklar diye islamın temellerine zarar vermemelidirler.

mustafa h.

13 Mar 2013

anne sütü projesi dinen caiz değildir o yüzden karşıyım

cengiz s.

12 Mar 2013

anne sütü projesine hayır diyoruz ve dinimizi seviyoruz

yeliz a.

12 Mar 2013

üzerimizde oynanan tüm oyunlara hayır..

isa g.

12 Mar 2013

kesinlikle tasvip etmiyorum

nesibe b.

11 Mar 2013

.C. SAĞLIK BAKANLIĞINA, 8.3.2013 tarihinde, gazete ve tv aracılığı ile Sağlık Bakanlığının anne sütü bankası projesini BAŞLATACAĞINI öğrenmiş bulunmaktayız..Aynı zamanda yine gazete ve tv aracılığı ile din alimlerimizin bu projeyi \"dini silme projesi\" olarak değerlendirdiklerini gördüm..Din alimlerimizin bu konuda verdikleri demece katılıyoruz ve derhal bu projeyi sonlandırmanızı talep ediyoruz.. Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz..

KORAY D.

11 Mar 2013

her gün yeni bir icat çıkarıyorsunuz...dini yok etmek için...yazıklar olsun...

efekan n.

10 Mar 2013

Anne sütü bankası DİNİ SİLME projesidir! Buna \"HAYIR\" diyoruz!

Selma K.

10 Mar 2013

yapacak bunca iş varken bu aziz milletin sütünü bozacak bu uygulamadan Allah rızası için vaz geçin..neye kime hizmet için böyle bir uygulamaya gerek duydunuzda milletin sütüyle oynamak istiyorsunuz..? yazıklar olsun başka birşey demiyorum yazıklar olsun..

Özcan A.

09 Mar 2013

Anne sütü bankası DİNİ SİLME projesidir! Buna \"HAYIR\" diyorum

molla k.

09 Mar 2013

Bu yanlıştan dön!

Ethem Y.

09 Mar 2013

nesep yok etme, nesilleri perişan etme projesine hayır..

oğuzhan m.

09 Mar 2013

Bu hukumet sasidi devamini bekliyoruz

ozer a.

09 Mar 2013

süt kardeşliğine olacak....

yılmaz m.

09 Mar 2013

Anne sütü Bankasına HAYIR!!

Ahmet B.

09 Mar 2013

Saçma buluyorum

Sündüs T.

09 Mar 2013

sapkınlık içindeler vesselam

fatih ö.

09 Mar 2013

İmza kampanyasına destek veriyoruz.

Şamil K.

08 Mar 2013

bu kampanyanın başarı ile sonuçlanması dileğiyle

Abdullah k.

08 Mar 2013

hayatımda bu kadar saçma bir uygulama görmedim ..bu kadar sütü bankaya yatıracak kadını nerden bulacaklar...anne sütü üretim çiftliğimi kuracaklar...yoksa anne sütüne en yakın süt olan eşek sütünümü millete içirecekler.?anne sütü aylara göre değişir yeni doğmuş bir bebeğe 6-7 aylık sütü verirseniz hazmedemez faydadan çok zararı dokunur...ne diyelim ALLAH AKIL VERSİN

yasemin k.

08 Mar 2013

Anne Sütü Bankası saçmalığından Sağlık Bakanlığı vazgeçmelidir.

Davut E.

08 Mar 2013

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞINA, 8.3.2013 tarihinde, gazete ve tv aracılığı ile Sağlık Bakanlığının anne sütü bankası projesini BAŞLATACAĞINI öğrenmiş bulunmaktayız..Aynı zamanda yine gazete ve tv aracılığı ile din alimlerimizin bu projeyi \"dini silme projesi\" olarak değerlendirdiklerini gördüm..Din alimlerimizin bu konuda verdikleri demece katılıyoruz ve derhal bu projeyi sonlandırmanızı talep ediyoruz.. Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz..

Betül G.

08 Mar 2013

ibu uygulamanın faydasından ziyade zararının fazla olacağına inanıyorum. dinimizce haram kılınmış bir sonuçla karşılaşılası muhtemel bir düşüncedir.ALLAH rızası için bu düşüncenizden vazgeçin .

Hamide G.

08 Mar 2013

din ne gerektiriyorsa o haktır

Tarık k.

08 Mar 2013

böyle bişey asla kabul edilemez, anne sütü bankası neyin nesi, sütkardeşliği ve hükmünden kimsenin haberi yokmu!!!

elif a.

08 Mar 2013

tek kelime ile hidayet kararmasıdır...bir insanın yönü sapık olunca icraatı da sapıkça olur

rahim d.

08 Mar 2013

Cevat akşit hocam hakli

Serdar Ş.

08 Mar 2013

kesinlikle \"HAYIR\" diyorum... nasıl \"KARDEŞ KARDEŞİ\" ile evlenmesi haramsa aynı kurallar \"SÜT KARDEŞ\" içinde geçerlidir...kabul edilesi bi durum değildir..

zeynep p.

08 Mar 2013

İSLAM hukukunda ahlakında boyle birey söz konusu olamaz..\r\nİSLAM ı silme projesini bu güne kadar gündeme getirmiş ve yapamamıslardır...\r\nbugun dındarız ımamhatıplıyız dıyenler bunu nasıl onaylayabılıyor?\r\nİSLAM hukukunda ahlakında böyle bir sey mümkün olamazken kimden emir alıp bunu gerceklestiriyorlar?\r\nbugun ki ilahıyatcılar neden buna sessiz kalıyor veya tereddüd edıyorlar??\r\nbuna izin vermeyecegiz...\r\nsokaklara dökülmeye hazırırz..\r\nyetkililerin bir an evvel yapmadıkları görevl

emine ç.

08 Mar 2013

süt bankası istemiyoruz

Arzu A.

08 Mar 2013

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞINA, 8.3.2013 tarihinde, gazete ve tv aracılığı ile Sağlık Bakanlığının anne sütü bankası projesini BAŞLATACAĞINI öğrenmiş bulunmaktayız..Aynı zamanda yine gazete ve tv aracılığı ile din alimlerimizin bu projeyi "dini silme projesi" olarak değerlendirdiklerini gördüm..Din alimlerimizin bu konuda verdikleri demece katılıyoruz ve derhal bu projeyi sonlandırmanızı talep ediyoruz.. Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz..

SALİHA H.

08 Mar 2013

Hemen Paylaş, Kampanyanın Gücüne Güç Kat!

TikTok gibi uygulamalarda paylaşmak için "Linki kopyala" butonunu kullanın.

Haberler / Güncellemeler

  • Süt bankası açmakla içki fabrikası açmak arasında fark yok!
    04.01.2014
  • ANNE SÜTÜ BANKASINA HAYIR !!!
    28.12.2013
  • SÜT BANKASI REZALETİ !!!
    28.12.2013
  • VEREMEZ VE ALAMAZ! (MİLLİ GAZETE MANŞET)
    28.12.2013
  • KÖKÜMÜZE DİNAMİT KOYMAKTIR BU TÜR PROJELERLE İSLAM İNANCIMIZI YIKAMAYA ÇALIŞIYORLAR

    Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi. Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için bin bir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu. tv5haber
    13.03.2013
  • ZİNANIN MÜSEBİBİ OLARAK DİRİLİRSİNİZ!

    Müslüman, süt bankasına süt veremez ve alamaz Yanlışta ısrar eden ve kamuoyunu iknaya çalışan Sağlık Bakanlığı’na İlahiyatçılardan sert tepki var: Kıyamet günü “zinanın müsebbibi” olmaktan dirilirsiniz... AYRINTI İÇİN >>> http://www.tv5haber.com/10345_Musluman,-sut-bankasina-sut-veremez-ve-alamaz.html
    13.03.2013
  • TEPKİLERİMİZ SONUÇ VERDİ! ANNE SÜTÜ RAFA KALKTI!

    Bir dizi ziyaret için İzmir’de bulunan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, kentin pilot olacağı ve açılışı yapılmasını beklenen projenin >>> http://www.milligorus-forum.com.tr/turkiye-gundemi/71885-anne-sutu-bankasi-rafa-kalkti.html
    11.03.2013
  • DİNİ SİLME PROJESİ...

    Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit kesinlikle karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Nedim Odabaş Üç çocuktan sonra fark eden adam Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit sert bir şekilde karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Projeye şiddetle karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit, Adapazarı’nda başına gelen olayı şöyle naklediyor: “Adam üç çocuktan sonra evlendiği hanımının süt kardeşi olduğunu anlamış ve müftüye gitmiş. Müftü, ‘Boşanmalısın’ diyemediği için bana göndermiş adamı. ‘Ben karımı çok seviyorum, ne yapmalıyım?’ diye sordu. ‘Defol karşımdan, hemen boşan’ dedim. Adam, ‘Boşanmayacağım’ diye tutturdu. Buyurun cenaze namazına. Böyle bir şey vuku bulursa, bunun vebali bu uygulamaya start verenlerindir.” Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi. Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için binbir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu. Avrupa Birliği’nin kapısında 50 senedir bekletilen Türkiye’nin din olgusundan dolayı asla kabul edilmeyeceğini belirten Akşit, “Bizim tarihten gelen, İslam’dan gelen mayamız var. Bunu bozmadan kesinlikle almak istemiyorlar. Şimdi bunlardan birisi de Süt Bankası meselesi. Avrupa kanunlarında Süt Kardeşle evlenilemez diye bir şey yok. Bizim medeni kanunumuzda da yok. Ama biz 75 milyon Müslümanız. İnsanlar sarhoş olsalar, günahkar olsalar bile mayasında ehli sünnet inancı var, Allah inancı var. Bir itirazı yok. İşte bu duvarı yıkmak istiyorlar. Bizim inancımıza göre bir çocuk iki yaşını doldurmadığı zaman bir kadının sütünü bir yudum bile içerse öz çocuğu gibi olur. Bu sütü memesinden emmesi fark etmez, sağdılar şişeye çocuk içti fark etmez, bir ay iki üç ay buzdolabına koydular fark etmez. Bir yudum bile içse süt kızı. Süt oğlu olur. Yani, inancımıza göre o kadının diğer çocuklarıyla kardeş olur, evlenemez yani. Bir annenin öz oğlu, öz kızı kiminle evlenemezse, süt çocuğu da onunla evlenemez. Süt emmek yasak değildir, emzirmek yasak değildir. Kimin sütünü emdi, ne zaman emdi? Hiç karışmayacak şekilde kesin bilincek şekilde tesbit etmek lazım” açıklamasını yaptı. “Bu tesbitin yapılacağını söylüyorlar, olabilir mi?” şeklindeki sorumuza ise Akşit, “Kesinlikle yapamazlar. Mümkün değil. Ben yıllarca avukatlık yaptım. Hastaneye gidiyoruz, kanımızı test edin diyoruz, başka bir şey çıkıyor. Adam erkek, laboratuardan, “Hamilesin” sonucu çıkıyor. Bizim tesbitlerimiz bu kadar gevşek. Adam yorgun akşama kadar uğraşmış, fark edemiyor. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyetinde din sorulmaz, iman sorulmaz. Eskiden nüfus kağıtlarında İslam diye yazıyordu. Kaldırdılar. Şimdi inançsız insanlar da var, inanç düşmanı insanlar da var, memur olabiliyorlar. Hemşire oluyor, doktor oluyor. Bu adam da kasten bunu karıştırabilir. Bu olmadı diyelim, adam yorgun “Bu çocuk bu kadını emdi?”, “Süt verdik” diye nasıl tesbit edecek. Nasıl bunun önüne geçecekler. Banka kuracaklarmış. Kadınların sütünü burada toplayacaklar, hangisinin kime verildiğini nasıl tesbit edecekler? Hangi kadından emdiği nasıl bilinecek? Bu nasıl unutulmayacak? Kardeşi kardeşle evlendirecekler. Bizim kökümüze dinamit koymaktır. Geçen günlerde Avrupa Birliği Komisyonundan birisi geldi ve dedi ki, “Kadın konusunda çok gerisiniz”. Bu halinizle almayız diyor” açıklamasını yaptı. Akşit, Adapazarı’nda başına gelen bir olayı da şu şekilde nakletti: “Adam müftülüğe gitmiş. Süt emdiği annenin kızlarından birisiyle evlendiğini yıllar sonra fark ettiğini söylemiş. Müftü, “Boşanın” diyememiş, bana göndermiş. “Benim üç çocuğum var, üç çocuktan sonra, seneler sonra, karımın süt kardeşim olduğunu anladım” dedi. “Defol” git şurdan dedim, derhal ayrılacaksın. Adam dedi ki, “Ben karımı çok seviyorum, ayrılmayacağım”. Buyurun cenaze namazına” Bu adam Müslüman, bana soruyor, Allah’tan korkuyor, bunu nasıl çözeceğimi soruyor. Bu bizi yıkar, içimizi boşaltır. Yapamayacağı şeyi niye söylüyorsun. Eğer bunu yaparsa, o çığırdan gelen bütün yanlışların günahını omuzlanır” Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar bütün pislikler onun vebalidir. Peygamberimizin düsturu budur” “Sütler karışırsa felaket olur ve telafisi olmaz” Gazetemiz yazarı ve Yolava Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, “İslam fıkhının 5 temel özelliğinden bir tanesi nesli koruma altına almaktır. İslam dini anne sütüne ve sütkardeşliğine çok önem vermiştir. Eğer anne sütleri karışırsa bu bir felaket olur ve telafisi olmaz. Çünkü çocuğun midesinden anne sütünden bir başka süt geçtiği an İslâm hukuku devreye girer ve o kaideler uygulanır. Çocuğun sütanneleri karışmış olur” dedi. Gözler İzmir’de Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün sabah partisinin il yönetimi ve ilçe başkanlarıyla İzmir Gaziemir’de kahvaltı yapacak. Bakan Müezzinoğlu, kahvaltı sonrası Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde Süt Bankası’nın açılışını da yapmayı planlıyor. Gelen tepkileri kulak arkası eden Müezzinoğlu, son dakikada geri adım atmazsa yakın tarihin en önemli ifsad çalışmasına da imza atmış olacak. Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit kesinlikle karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Nedim Odabaş Üç çocuktan sonra fark eden adam Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit sert bir şekilde karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Projeye şiddetle karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit, Adapazarı’nda başına gelen olayı şöyle naklediyor: “Adam üç çocuktan sonra evlendiği hanımının süt kardeşi olduğunu anlamış ve müftüye gitmiş. Müftü, ‘Boşanmalısın’ diyemediği için bana göndermiş adamı. ‘Ben karımı çok seviyorum, ne yapmalıyım?’ diye sordu. ‘Defol karşımdan, hemen boşan’ dedim. Adam, ‘Boşanmayacağım’ diye tutturdu. Buyurun cenaze namazına. Böyle bir şey vuku bulursa, bunun vebali bu uygulamaya start verenlerindir.” Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi. Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için binbir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu. Avrupa Birliği’nin kapısında 50 senedir bekletilen Türkiye’nin din olgusundan dolayı asla kabul edilmeyeceğini belirten Akşit, “Bizim tarihten gelen, İslam’dan gelen mayamız var. Bunu bozmadan kesinlikle almak istemiyorlar. Şimdi bunlardan birisi de Süt Bankası meselesi. Avrupa kanunlarında Süt Kardeşle evlenilemez diye bir şey yok. Bizim medeni kanunumuzda da yok. Ama biz 75 milyon Müslümanız. İnsanlar sarhoş olsalar, günahkar olsalar bile mayasında ehli sünnet inancı var, Allah inancı var. Bir itirazı yok. İşte bu duvarı yıkmak istiyorlar. Bizim inancımıza göre bir çocuk iki yaşını doldurmadığı zaman bir kadının sütünü bir yudum bile içerse öz çocuğu gibi olur. Bu sütü memesinden emmesi fark etmez, sağdılar şişeye çocuk içti fark etmez, bir ay iki üç ay buzdolabına koydular fark etmez. Bir yudum bile içse süt kızı. Süt oğlu olur. Yani, inancımıza göre o kadının diğer çocuklarıyla kardeş olur, evlenemez yani. Bir annenin öz oğlu, öz kızı kiminle evlenemezse, süt çocuğu da onunla evlenemez. Süt emmek yasak değildir, emzirmek yasak değildir. Kimin sütünü emdi, ne zaman emdi? Hiç karışmayacak şekilde kesin bilincek şekilde tesbit etmek lazım” açıklamasını yaptı. “Bu tesbitin yapılacağını söylüyorlar, olabilir mi?” şeklindeki sorumuza ise Akşit, “Kesinlikle yapamazlar. Mümkün değil. Ben yıllarca avukatlık yaptım. Hastaneye gidiyoruz, kanımızı test edin diyoruz, başka bir şey çıkıyor. Adam erkek, laboratuardan, “Hamilesin” sonucu çıkıyor. Bizim tesbitlerimiz bu kadar gevşek. Adam yorgun akşama kadar uğraşmış, fark edemiyor. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyetinde din sorulmaz, iman sorulmaz. Eskiden nüfus kağıtlarında İslam diye yazıyordu. Kaldırdılar. Şimdi inançsız insanlar da var, inanç düşmanı insanlar da var, memur olabiliyorlar. Hemşire oluyor, doktor oluyor. Bu adam da kasten bunu karıştırabilir. Bu olmadı diyelim, adam yorgun “Bu çocuk bu kadını emdi?”, “Süt verdik” diye nasıl tesbit edecek. Nasıl bunun önüne geçecekler. Banka kuracaklarmış. Kadınların sütünü burada toplayacaklar, hangisinin kime verildiğini nasıl tesbit edecekler? Hangi kadından emdiği nasıl bilinecek? Bu nasıl unutulmayacak? Kardeşi kardeşle evlendirecekler. Bizim kökümüze dinamit koymaktır. Geçen günlerde Avrupa Birliği Komisyonundan birisi geldi ve dedi ki, “Kadın konusunda çok gerisiniz”. Bu halinizle almayız diyor” açıklamasını yaptı. Akşit, Adapazarı’nda başına gelen bir olayı da şu şekilde nakletti: “Adam müftülüğe gitmiş. Süt emdiği annenin kızlarından birisiyle evlendiğini yıllar sonra fark ettiğini söylemiş. Müftü, “Boşanın” diyememiş, bana göndermiş. “Benim üç çocuğum var, üç çocuktan sonra, seneler sonra, karımın süt kardeşim olduğunu anladım” dedi. “Defol” git şurdan dedim, derhal ayrılacaksın. Adam dedi ki, “Ben karımı çok seviyorum, ayrılmayacağım”. Buyurun cenaze namazına” Bu adam Müslüman, bana soruyor, Allah’tan korkuyor, bunu nasıl çözeceğimi soruyor. Bu bizi yıkar, içimizi boşaltır. Yapamayacağı şeyi niye söylüyorsun. Eğer bunu yaparsa, o çığırdan gelen bütün yanlışların günahını omuzlanır” Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar bütün pislikler onun vebalidir. Peygamberimizin düsturu budur” “Sütler karışırsa felaket olur ve telafisi olmaz” Gazetemiz yazarı ve Yolava Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, “İslam fıkhının 5 temel özelliğinden bir tanesi nesli koruma altına almaktır. İslam dini anne sütüne ve sütkardeşliğine çok önem vermiştir. Eğer anne sütleri karışırsa bu bir felaket olur ve telafisi olmaz. Çünkü çocuğun midesinden anne sütünden bir başka süt geçtiği an İslâm hukuku devreye girer ve o kaideler uygulanır. Çocuğun sütanneleri karışmış olur” dedi. Gözler İzmir’de Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün sabah partisinin il yönetimi ve ilçe başkanlarıyla İzmir Gaziemir’de kahvaltı yapacak. Bakan Müezzinoğlu, kahvaltı sonrası Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde Süt Bankası’nın açılışını da yapmayı planlıyor. Gelen tepkileri kulak arkası eden Müezzinoğlu, son dakikada geri adım atmazsa yakın tarihin en önemli ifsad çalışmasına da imza atmış olacak. Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit kesinlikle karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Nedim Odabaş Üç çocuktan sonra fark eden adam Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit sert bir şekilde karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Projeye şiddetle karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit, Adapazarı’nda başına gelen olayı şöyle naklediyor: “Adam üç çocuktan sonra evlendiği hanımının süt kardeşi olduğunu anlamış ve müftüye gitmiş. Müftü, ‘Boşanmalısın’ diyemediği için bana göndermiş adamı. ‘Ben karımı çok seviyorum, ne yapmalıyım?’ diye sordu. ‘Defol karşımdan, hemen boşan’ dedim. Adam, ‘Boşanmayacağım’ diye tutturdu. Buyurun cenaze namazına. Böyle bir şey vuku bulursa, bunun vebali bu uygulamaya start verenlerindir.” Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi. Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için binbir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu. Avrupa Birliği’nin kapısında 50 senedir bekletilen Türkiye’nin din olgusundan dolayı asla kabul edilmeyeceğini belirten Akşit, “Bizim tarihten gelen, İslam’dan gelen mayamız var. Bunu bozmadan kesinlikle almak istemiyorlar. Şimdi bunlardan birisi de Süt Bankası meselesi. Avrupa kanunlarında Süt Kardeşle evlenilemez diye bir şey yok. Bizim medeni kanunumuzda da yok. Ama biz 75 milyon Müslümanız. İnsanlar sarhoş olsalar, günahkar olsalar bile mayasında ehli sünnet inancı var, Allah inancı var. Bir itirazı yok. İşte bu duvarı yıkmak istiyorlar. Bizim inancımıza göre bir çocuk iki yaşını doldurmadığı zaman bir kadının sütünü bir yudum bile içerse öz çocuğu gibi olur. Bu sütü memesinden emmesi fark etmez, sağdılar şişeye çocuk içti fark etmez, bir ay iki üç ay buzdolabına koydular fark etmez. Bir yudum bile içse süt kızı. Süt oğlu olur. Yani, inancımıza göre o kadının diğer çocuklarıyla kardeş olur, evlenemez yani. Bir annenin öz oğlu, öz kızı kiminle evlenemezse, süt çocuğu da onunla evlenemez. Süt emmek yasak değildir, emzirmek yasak değildir. Kimin sütünü emdi, ne zaman emdi? Hiç karışmayacak şekilde kesin bilincek şekilde tesbit etmek lazım” açıklamasını yaptı. “Bu tesbitin yapılacağını söylüyorlar, olabilir mi?” şeklindeki sorumuza ise Akşit, “Kesinlikle yapamazlar. Mümkün değil. Ben yıllarca avukatlık yaptım. Hastaneye gidiyoruz, kanımızı test edin diyoruz, başka bir şey çıkıyor. Adam erkek, laboratuardan, “Hamilesin” sonucu çıkıyor. Bizim tesbitlerimiz bu kadar gevşek. Adam yorgun akşama kadar uğraşmış, fark edemiyor. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyetinde din sorulmaz, iman sorulmaz. Eskiden nüfus kağıtlarında İslam diye yazıyordu. Kaldırdılar. Şimdi inançsız insanlar da var, inanç düşmanı insanlar da var, memur olabiliyorlar. Hemşire oluyor, doktor oluyor. Bu adam da kasten bunu karıştırabilir. Bu olmadı diyelim, adam yorgun “Bu çocuk bu kadını emdi?”, “Süt verdik” diye nasıl tesbit edecek. Nasıl bunun önüne geçecekler. Banka kuracaklarmış. Kadınların sütünü burada toplayacaklar, hangisinin kime verildiğini nasıl tesbit edecekler? Hangi kadından emdiği nasıl bilinecek? Bu nasıl unutulmayacak? Kardeşi kardeşle evlendirecekler. Bizim kökümüze dinamit koymaktır. Geçen günlerde Avrupa Birliği Komisyonundan birisi geldi ve dedi ki, “Kadın konusunda çok gerisiniz”. Bu halinizle almayız diyor” açıklamasını yaptı. Akşit, Adapazarı’nda başına gelen bir olayı da şu şekilde nakletti: “Adam müftülüğe gitmiş. Süt emdiği annenin kızlarından birisiyle evlendiğini yıllar sonra fark ettiğini söylemiş. Müftü, “Boşanın” diyememiş, bana göndermiş. “Benim üç çocuğum var, üç çocuktan sonra, seneler sonra, karımın süt kardeşim olduğunu anladım” dedi. “Defol” git şurdan dedim, derhal ayrılacaksın. Adam dedi ki, “Ben karımı çok seviyorum, ayrılmayacağım”. Buyurun cenaze namazına” Bu adam Müslüman, bana soruyor, Allah’tan korkuyor, bunu nasıl çözeceğimi soruyor. Bu bizi yıkar, içimizi boşaltır. Yapamayacağı şeyi niye söylüyorsun. Eğer bunu yaparsa, o çığırdan gelen bütün yanlışların günahını omuzlanır” Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar bütün pislikler onun vebalidir. Peygamberimizin düsturu budur” “Sütler karışırsa felaket olur ve telafisi olmaz” Gazetemiz yazarı ve Yolava Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, “İslam fıkhının 5 temel özelliğinden bir tanesi nesli koruma altına almaktır. İslam dini anne sütüne ve sütkardeşliğine çok önem vermiştir. Eğer anne sütleri karışırsa bu bir felaket olur ve telafisi olmaz. Çünkü çocuğun midesinden anne sütünden bir başka süt geçtiği an İslâm hukuku devreye girer ve o kaideler uygulanır. Çocuğun sütanneleri karışmış olur” dedi. Gözler İzmir’de Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün sabah partisinin il yönetimi ve ilçe başkanlarıyla İzmir Gaziemir’de kahvaltı yapacak. Bakan Müezzinoğlu, kahvaltı sonrası Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde Süt Bankası’nın açılışını da yapmayı planlıyor. Gelen tepkileri kulak arkası eden Müezzinoğlu, son dakikada geri adım atmazsa yakın tarihin en önemli ifsad çalışmasına da imza atmış olacak. Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit kesinlikle karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Nedim Odabaş Üç çocuktan sonra fark eden adam Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit sert bir şekilde karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi. Projeye şiddetle karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit, Adapazarı’nda başına gelen olayı şöyle naklediyor: “Adam üç çocuktan sonra evlendiği hanımının süt kardeşi olduğunu anlamış ve müftüye gitmiş. Müftü, ‘Boşanmalısın’ diyemediği için bana göndermiş adamı. ‘Ben karımı çok seviyorum, ne yapmalıyım?’ diye sordu. ‘Defol karşımdan, hemen boşan’ dedim. Adam, ‘Boşanmayacağım’ diye tutturdu. Buyurun cenaze namazına. Böyle bir şey vuku bulursa, bunun vebali bu uygulamaya start verenlerindir.” Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi. Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için binbir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu. Avrupa Birliği’nin kapısında 50 senedir bekletilen Türkiye’nin din olgusundan dolayı asla kabul edilmeyeceğini belirten Akşit, “Bizim tarihten gelen, İslam’dan gelen mayamız var. Bunu bozmadan kesinlikle almak istemiyorlar. Şimdi bunlardan birisi de Süt Bankası meselesi. Avrupa kanunlarında Süt Kardeşle evlenilemez diye bir şey yok. Bizim medeni kanunumuzda da yok. Ama biz 75 milyon Müslümanız. İnsanlar sarhoş olsalar, günahkar olsalar bile mayasında ehli sünnet inancı var, Allah inancı var. Bir itirazı yok. İşte bu duvarı yıkmak istiyorlar. Bizim inancımıza göre bir çocuk iki yaşını doldurmadığı zaman bir kadının sütünü bir yudum bile içerse öz çocuğu gibi olur. Bu sütü memesinden emmesi fark etmez, sağdılar şişeye çocuk içti fark etmez, bir ay iki üç ay buzdolabına koydular fark etmez. Bir yudum bile içse süt kızı. Süt oğlu olur. Yani, inancımıza göre o kadının diğer çocuklarıyla kardeş olur, evlenemez yani. Bir annenin öz oğlu, öz kızı kiminle evlenemezse, süt çocuğu da onunla evlenemez. Süt emmek yasak değildir, emzirmek yasak değildir. Kimin sütünü emdi, ne zaman emdi? Hiç karışmayacak şekilde kesin bilincek şekilde tesbit etmek lazım” açıklamasını yaptı. “Bu tesbitin yapılacağını söylüyorlar, olabilir mi?” şeklindeki sorumuza ise Akşit, “Kesinlikle yapamazlar. Mümkün değil. Ben yıllarca avukatlık yaptım. Hastaneye gidiyoruz, kanımızı test edin diyoruz, başka bir şey çıkıyor. Adam erkek, laboratuardan, “Hamilesin” sonucu çıkıyor. Bizim tesbitlerimiz bu kadar gevşek. Adam yorgun akşama kadar uğraşmış, fark edemiyor. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyetinde din sorulmaz, iman sorulmaz. Eskiden nüfus kağıtlarında İslam diye yazıyordu. Kaldırdılar. Şimdi inançsız insanlar da var, inanç düşmanı insanlar da var, memur olabiliyorlar. Hemşire oluyor, doktor oluyor. Bu adam da kasten bunu karıştırabilir. Bu olmadı diyelim, adam yorgun “Bu çocuk bu kadını emdi?”, “Süt verdik” diye nasıl tesbit edecek. Nasıl bunun önüne geçecekler. Banka kuracaklarmış. Kadınların sütünü burada toplayacaklar, hangisinin kime verildiğini nasıl tesbit edecekler? Hangi kadından emdiği nasıl bilinecek? Bu nasıl unutulmayacak? Kardeşi kardeşle evlendirecekler. Bizim kökümüze dinamit koymaktır. Geçen günlerde Avrupa Birliği Komisyonundan birisi geldi ve dedi ki, “Kadın konusunda çok gerisiniz”. Bu halinizle almayız diyor” açıklamasını yaptı. Akşit, Adapazarı’nda başına gelen bir olayı da şu şekilde nakletti: “Adam müftülüğe gitmiş. Süt emdiği annenin kızlarından birisiyle evlendiğini yıllar sonra fark ettiğini söylemiş. Müftü, “Boşanın” diyememiş, bana göndermiş. “Benim üç çocuğum var, üç çocuktan sonra, seneler sonra, karımın süt kardeşim olduğunu anladım” dedi. “Defol” git şurdan dedim, derhal ayrılacaksın. Adam dedi ki, “Ben karımı çok seviyorum, ayrılmayacağım”. Buyurun cenaze namazına” Bu adam Müslüman, bana soruyor, Allah’tan korkuyor, bunu nasıl çözeceğimi soruyor. Bu bizi yıkar, içimizi boşaltır. Yapamayacağı şeyi niye söylüyorsun. Eğer bunu yaparsa, o çığırdan gelen bütün yanlışların günahını omuzlanır” Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar bütün pislikler onun vebalidir. Peygamberimizin düsturu budur” “Sütler karışırsa felaket olur ve telafisi olmaz” Gazetemiz yazarı ve Yolava Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, “İslam fıkhının 5 temel özelliğinden bir tanesi nesli koruma altına almaktır. İslam dini anne sütüne ve sütkardeşliğine çok önem vermiştir. Eğer anne sütleri karışırsa bu bir felaket olur ve telafisi olmaz. Çünkü çocuğun midesinden anne sütünden bir başka süt geçtiği an İslâm hukuku devreye girer ve o kaideler uygulanır. Çocuğun sütanneleri karışmış olur” dedi. Gözler İzmir’de Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün sabah partisinin il yönetimi ve ilçe başkanlarıyla İzmir Gaziemir’de kahvaltı yapacak. Bakan Müezzinoğlu, kahvaltı sonrası Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde Süt Bankası’nın açılışını da yapmayı planlıyor. Gelen tepkileri kulak arkası eden Müezzinoğlu, son dakikada geri adım atmazsa yakın tarihin en önemli ifsad çalışmasına da imza atmış olacak.
    08.03.2013
  • İSLAMIN ALEYHİNE OLAN HERŞEY YASALLAŞIYOR!

    http://www.milligazete.com.tr/haber/Vazgecin_bu_sevdadan/275874 Çiçeği burnunda Sağlık Bakanı daha koltuğuna oturmadan “ANNE SÜTÜ BANKASI” açmanın telaşına düştü. Yeni Bakan Mehmet Müezzinoğlu, 8 Mart günü İzmir’de ANNE SÜTÜ BANKASI açma konusunda kararlı. Bu beyhude çabası için Diyanet’ten de görüş alınmış. Hoş, Diyanet de fetva vermemiş ya! “SÜT ANNELİĞİ”ni kime sorsanız onaylar. ANNE SÜTÜ BANKASI meselesi ise bambaşka bir konu. Bu mesele için Diyanet’ten önce dönüp vicdanınıza sormanız gerekiyor. “SÜT ANNELİK” ve “ANNE SÜTÜ BANKASI” akla kara gibi birbirinden farklı iki mesele. Bu farkı ortaya koyacak çok sayıda önemli detay var… Yanlışlıkla genç kızlar askere çağrılmıyor mu? Bakanlığa göre endişeler için çözüm yolu bulunmuş. İnsanlara süt kimliği verilecek, kayıtlar tutulacakmış. Bu memlekette neyin kaydı tam manasıyla tutuluyorsa. Gözünüz gibi koruduğunuz sınavların soruları daha dün çalınmadı mı? Bu sınavlar iptal edilmedi mi? Ya da yanlış nüfus kayıtları neticesinde genç kızlar askere çağrılmıyor mu? Hayatında İstanbul’u görmemiş sürücüler traktörüyle Boğaz Köprüsü’nden geçmiş gibi ceza yemiyorlar mı? Bir yanlışlık sonrası iki süt kardeş evlenirse ne olacak? Muhtemel bir yanlış sonrası iki süt kardeş evlense yıllar sonra çoluk çocuğa karışınca bu yanlış fark edilse çözümünüz ne olur mesela. Ya da tuttuğunuz bütün kayıtlar deprem, sel, yangında vs. dolayısıyla yok olsa nasıl bir çözüm yoluna gideceksiniz. İnsanlara kimlik verecekmişsiniz. Sokakta yürürken kimliği kaybolan bir şahsın üzerine onlarca şirket kuruyorlar bu memlekette. Süt kimliği kaybolan vatandaşın başına neler gelir varın siz hesaplayın. Bu toplumun dibine dinamit mi koyacaksınız, koyun… Hatta patlatın o dinamiti. Bırakın insanlar ölsün ama kardeşi kardeşle nikah masasına oturtmayın. Fıkıh akademisi fetva vermemişti Projenin başındaki isim Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ikna çabası içerisinde. Ancak mevcut iktidara yakın duran ilahiyatçılar dahi ANNE SÜTÜ BANKASI’na fetva veremiyor. Kimisi eveleyip geveliyor, kimisi de net bir şekilde karşı çıkıyor. İslam Konferansına bağlı Fıkıh Akademisi’nin 1985 yılında ANNE SÜTÜ BANKASI’na cevaz vermediğini de biliyoruz. Öyle zannediyoruz ki bu projeyi hayata geçiremeyecekler. İfsat çalışmasının bu derecesini bu toplumun midesi kaldırmaz… Yaşanmış birkaç vak’a... Buyrun çözün bakalım! Anne Sütü Bankası’nın tartışılmaya başlamasından sonra sosyal medya üzerinde gerçek hayatta yaşanmış korkunç hikayelere de rastlayabilirsiniz. Noktasına virgülüne dokunmadan işte birkaçı: 1) Mahallemizde yaşlı bir teyze var tek bir oğlu var başka çocuğu yok hikayesini duyunca içim parçalanmıştı, evlendikten birkaç yıl sonra eşinin süt kardeşi olduğunu öğrenmiş ve oda ağlayarak oğlunu da alarak ayrılmış ve geri kalan hayatını yalnız geçirmiş... O teyze hâlâ yaşıyor ve yaşadığı travma ilk gün gibi ona acı veriyor... 2)Astsubay bir kardeşimizin 2-3 çocuk sahibi olduğu mutlu bir evliliği vardı ... Yıllar sonra hatıralar deşelemeler derken hanımı ile süt kardeşi olduğu hadisesi gündeme geldi ... Sonra , dirseklerini medresede çürütmüş onlarca alim bu kardeşimizin hayatını çocukluğunu vs. didik didik edip incelediler, bir çıkar yol bulamadılar ve bu kardeşlerimiz Allah’ın emrini daha fazla çiğnememek için ağlaya ağlaya boşandılar ..! Anlattıklarım masal değil birebir şahit olduğum bir hadisedir. .. Bu iş oyuncak değil..! Tabi mümin içi,, imanla işi olmayan için zaten fark etmez... Süt bankası rezaleti – İslamın aleyhine olan Süt bankası yasalaşıyor! Zinanın serbest olması, domuz etinin kasaplık et statüsüne alınması, dinler bahçesinin açılması, homolara dernek açma izninin verilmesi gibi faaliyetlerden sonra şimdi de süt bankası rezaletini ortaya attılar. Bakanlık yapılan uyarılara karşı: “süt verilen kişiye süt kimliği verilecek” açıklaması yapılmış… Peki bu yeterli olurmu? İşte Milli Gazetenin gündem yapan haberi Çiçeği burnunda Sağlık Bakanı daha koltuğuna oturmadan “ANNE SÜTÜ BANKASI” açmanın telaşına düştü. Yeni Bakan Mehmet Müezzinoğlu, 8 Mart günü İzmir’de ANNE SÜTÜ BANKASI açma konusunda kararlı. Bu beyhude çabası için Diyanet’ten de görüş alınmış. Hoş, Diyanet de fetva vermemiş ya! “SÜT ANNELİĞİ”ni kime sorsanız onaylar. ANNE SÜTÜ BANKASI meselesi ise bambaşka bir konu. Bu mesele için Diyanet’ten önce dönüp vicdanınıza sormanız gerekiyor. “SÜT ANNELİK” ve “ANNE SÜTÜ BANKASI” akla kara gibi birbirinden farklı iki mesele. Bu farkı ortaya koyacak çok sayıda önemli detay var… Bir yanlışlık sonrası iki süt kardeş evlenirse ne olacak? Muhtemel bir yanlış sonrası iki süt kardeş evlense yıllar sonra çoluk çocuğa karışınca bu yanlış fark edilse çözümünüz ne olur mesela. Ya da tuttuğunuz bütün kayıtlar deprem, sel, yangında vs. dolayısıyla yok olsa nasıl bir çözüm yoluna gideceksiniz. İnsanlara kimlik verecekmişsiniz. Sokakta yürürken kimliği kaybolan bir şahsın üzerine onlarca şirket kuruyorlar bu memlekette. Süt kimliği kaybolan vatandaşın başına neler gelir varın siz hesaplayın. Bu toplumun dibine dinamit mi koyacaksınız, koyun… Hatta patlatın o dinamiti. Bırakın insanlar ölsün ama kardeşi kardeşle nikah masasına oturtmayın. Fıkıh akademisi fetva vermemişti Projenin başındaki isim Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ikna çabası içerisinde. Ancak mevcut iktidara yakın duran ilahiyatçılar dahi ANNE SÜTÜ BANKASI’na fetva veremiyor. Kimisi eveleyip geveliyor, kimisi de net bir şekilde karşı çıkıyor. İslam Konferansına bağlı Fıkıh Akademisi’nin 1985 yılında ANNE SÜTÜ BANKASI’na cevaz vermediğini de biliyoruz. Öyle zannediyoruz ki bu projeyi hayata geçiremeyecekler. İfsat çalışmasının bu derecesini bu toplumun midesi kaldırmaz… Yaşanmış birkaç vak’a… Buyrun çözün bakalım! Anne Sütü Bankası’nın tartışılmaya başlamasından sonra sosyal medya üzerinde gerçek hayatta yaşanmış korkunç hikayelere de rastlayabilirsiniz. Noktasına virgülüne dokunmadan işte birkaçı: 1) Mahallemizde yaşlı bir teyze var tek bir oğlu var başka çocuğu yok hikayesini duyunca içim parçalanmıştı, evlendikten birkaç yıl sonra eşinin süt kardeşi olduğunu öğrenmiş ve oda ağlayarak oğlunu da alarak ayrılmış ve geri kalan hayatını yalnız geçirmiş… O teyze hâlâ yaşıyor ve yaşadığı travma ilk gün gibi ona acı veriyor… 2)Astsubay bir kardeşimizin 2-3 çocuk sahibi olduğu mutlu bir evliliği vardı … Yıllar sonra hatıralar deşelemeler derken hanımı ile süt kardeşi olduğu hadisesi gündeme geldi … Sonra , dirseklerini medresede çürütmüş onlarca alim bu kardeşimizin hayatını çocukluğunu vs. didik didik edip incelediler, bir çıkar yol bulamadılar ve bu kardeşlerimiz Allah’ın emrini daha fazla çiğnememek için ağlaya ağlaya boşandılar ..! Anlattıklarım masal değil birebir şahit olduğum bir hadisedir. .. Bu iş oyuncak değil..! Tabi mümin içi,, imanla işi olmayan için zaten fark etmez…
    08.03.2013